Alevi Haber Ajansi

Av. Seyit Sönmez: Maraş dosyası ‘Devlet sırrı’ olduğu gerekçesiyle verilmedi

PİRHA – 41. yılında Maraş Katliamı’nda öldürülen Aleviler, AKD Pir Sultan Abdal Cemevi’nde dün yapılan panelde anıldı. Maraş Katliamı’nın 30 yıl önce yargılaması bitmiş dava dosyasının incelemesini yapan Seyit Sönmez, dava dosyasının ‘Devlet sırrı’ olduğu gerekçe gösterilerek kendilerine verilmediğini belirtti.

Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenler AKD Pir Sultan Abdal Cemevi’nde anıldı.  Saygı duruşu ile başlayan programda, Maraş şehitleri anısına Çerağ uyandırıldı. Konuşmalar başlamadan önce sinevizyon gösterimi yapıldı ve sanatçı Tolga Sağ deyişler söyledi.

“PİR SULTAN PİRİMİZ GİBİ DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Açılış konuşmasını yapan AKD Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, “Tarihimizde Kerbela’dan günümüze kadar Koçgiri’de, Dersim’de, Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta, Gazi’de, Gezi’de, Halepçe’de, Ankara’da, Sur’da ve dünyanın neresinde olursa olsun katliamların karşısında, hep mazlum halkların yanında olduk. Bugün de mazlum halklarla birlikte faşizme karşı, bu katliamları işleyenlere karşı pirlerimiz gibi, ulularımız gibi, demokrasi mücadelesindeki yoldaşlarımız gibi Pir Sultan Pirimizin duruşu ile direnmeye devam edeceğiz. Yezit’i, Muaviye’yi, bugün bu katliamlara göz yuman, imza atan ve bu katliamların hesabını bugüne kadar gün ışına çıkarmayanları, faili meçhul cinayetlere göz yumanları, bu ülkede bütün halkları, renkleri, kültürleri bir arada yaşatmaya çalışan alevi kültürünü, alevi felsefesini, alevi inancını yok sayan anlayışları bugüne kadar kınadık, bundan sonra da kınamaya devam edeceğiz” dedi.

“TÜRKİYE VE AVRUPA HAREKETİ OMUZ OMUZA MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEKTİR”

AABK 2. Başkanı Mehmet Ali Çankaya, bu katliamların bir daha yaşanmaması için birlik olmak gerektiğinin altını çizdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Avrupa Alevi hareketi ile Türkiye Alevi hareketini ayrıştırmaya çalıştığını belirterek, “Türkiye’de ve Avrupa’daki Aleviler her koşulda yan yana, omuz omuza mücadele etmeye devam edecektir. Bugün burada olmamız bu durumun en büyük kanıtıdır” dedi.

“ALEVİYİZ, ALEVİLİK VARDIR, ALEVİLİK HAKTIR”

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Selda Güneş ise konuşmasında şunları söyledi:

“Yaşadığımız coğrafyada tuttuğumuz saf itibariyle Hüseyni deşti Kerbela’nın yolcusu olarak, onun açtığı direniş yolunun turabıyız. Bu coğrafyada katliamlar hiçbir vakit eksilmedi. Lanet olsun Yezi’e, lanet olsun Yavuz Sultan Selim’e on binlerce canımızı katlettiler. Yetmedi oğlu olan Kanuni Sultan Süleyman ile devam etti kararlar. 4 Eylül kararıyla birlikte ilk kez camilerde zındık ilan edildik ve katlimizin vacip olduğu camilerden okundu. İşte Maraş’ta işte Sivas’ta cuma hutbelerinin kökeni budur. Cümlesine lanet olsun. Biz Türkiye’de yaşayan, Avrupa’da, Ortadoğu’da yaşayan, İran’da, Irak’ta adımız Kakai, adımız Yaresani, adımız Ehli-Hak, adımız Aliyel Murteza’nın talipleri. Cümlesi olarak şunu söylüyoruz, Aleviyiz, Alevilik vardır, Alevilik haktır.”

HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen ve CHP Sultangazi Meclis Üyesi Nevzat Altun da selamlama konuşması yaptı ve ardından panele geçildi.

Moderatörlüğünü Dilek Odabaş Bakır’ın yaptı panelde, Maraş Davası Tanığı Hamit Kapan, Maraş Davası Avukatı Seyit Sönmez ve AABK Onursal Başkanı Turgut Öker konuşmacıydı.

“MARAŞ’TAN BUGÜNE KATLİAMLAR HİÇ BİTMEDİ”

Maraş Katliamı tanığı Hamit Kapan, Maraş Katliamı’nın neden yaşandığını 3 bölümde anlattı. Maraş Katliamı’nı hazırlayan süreci, 19-26 Aralık tarihlerinde katliamın nasıl işlendiğini ve sonrasında sorumluların değil direnişçilerin yargılandığı, işkencelere maruz kaldığı süreçleri aktardı konuşmasında. Kapan, devletin gücünü arkasına alan faşistlerin Maraş’ta katliam yaptığını belirterek, şöyle devam etti:

“Maraş’ın çeşitli mahallelerinde daha önceden işaretlenmiş Alevi evlerine saldırdılar. Çoluk çocuk demeden, kadın, genç, yaşlı demeden, vahşice katliam işlediler. 80 yaşındaki Cennet Çimen’in çok az gören gözlerini oyarak, silahla vurduktan sonra baş aşağı lağım çukuruna attılar. 14-15 yaşlarındaki çocuklarımızın ellerini-ayaklarını keserek kazanda kaynattılar… Bu katliam ülkemiz tarihine kara bir leke olarak geçti. Maraş’ı Alevisizleştirmek, oradaki Alevileri yerinden yurdundan etmek istediler. Bunu büyük ölçüde başardılar. Ama yıllar sonra yine Maraş’tayız, oradaki faşistlere inat orada bir bayrak olarak düşündüğümüz Yörükselim mahallesinde cemevimizi inşa ediyoruz, hızla bitirmeye çalışıyoruz. Maraş’tan bugüne katliamlar hiç bitmedi. Yörükselimde açığa çıkan direniş daha büyük katliamlar olmasının önüne geçti. Bu direnişi daha da büyütürsek bu tür katliamların önüne geçebiliriz, birlik olabiliriz, kayıplarımızı en aza indirebiliriz.”

“MARAŞ BİR BELLEKTİR, BİR TARİHTİR BUNU YOK ETMEYE ÇALIŞIYORLAR”

Maraş Davası Avukatı Seyit Sönmez de, Maraş’ta planlanan öyle 100 kişinin falan ölmesi değildi, binlerce kişinin ölmesiydi ve bir soykırımdı. Maraş’ta büyük bir direniş oldu. Oradaki örgütlülük sayesinde bunu başaramadılar. O anlamda Maraş’taki direniş boyutuyla da bu işe bakmalıyız. Maraş Katliamı’nı onların bir başarısı olarak değil aslında katliamı daha da büyük planladıkları için oradaki örgütlülüğün bir başarısı olarak görmeliyiz” dedi.

Maraş Katliamı’nın 30 yıl önce yargılaması bitmiş dava dosyasının inlemesini yapan Seyit Sönmez, dava dosyasının ‘Devlet sırrı’ olduğu gerekçe gösterilerek kendilerine verilmediğini belirtti. Sönmez, “221 klasörlük dava dosyasında geçen tutanaklarda o dönemde neler yaşandığını açıkça görmek mümkün. Dava dosyalarındaki tutanaklarda incelenip, irdelendiğinde soykırım suçundan birleşmiş milletlere kadar gidebilecek evraklar olduğu aşikar. O dönemin siyasal tartışmalarının, TRT arşivlerinin olduğu bir dosya. Sosyologlara, psikologlara, avukatlara birçok malzeme olacak bir dosya. O nedenle verilmiyor. Bu bir bellektir, tarihtir ve bunu yok etmeye çalışıyorlar, inkar etmeye çalışıyorlar” dedi ve dosyanın tamamına ulaşmak için Ocak ayında tekrar başvuru yapacaklarını kaydetti.

“DİRENMEKTEN BAŞKA SEÇENEĞİMİZ YOK”

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Onursal Başkanı Turgut Öker ise, “Biz Aleviler tarih boyunca katliamlara maruz kaldık. Bu topraklarda barbarlıkla insanlığın kavgası sürdü, bugüne kadar geldi. Bizim ecdatlarımız bugün IŞID barbarlarında sembolleşen anlayışa karşı tarih boyunca direndikleri için bizim kaderimiz katliamlar kaderi oldu ve bugün de devam ediyor. Bu anlayışla köklü hesaplaşmalıyız, caydırıcı bir örgütlülüğümüz olması gerekiyor” dedi.

Devletin her dönem Alevilere dönük baskı politikasının devam ettiğini dile getiren Öker, “Bu katliamlara ve baskı politikalarına karşı durmak için yaşananlardan ders çıkarmamız lazım, daha güçlü bir örgütlülüğe ihtiyacımız var” diyerek Alevilerin baskı politikalarına karşı direnmekten başka bir seçeneğinin olmadığını ifade etti.

(Kaynak:BİR YOL)

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak