PİRHA – Antalya’daki Alevi kurum temsilcileri, 2026 yılının Aleviler üzerinde yürütülen asimilasyon politikalarının son bulduğu, hak ve özgürlüklerin tanındığı, halkların dilinden kimliğinden, inancından dolayı ötekileştirilmediği, savaşların son bulduğu, savaşsız ve sömürüsüz, insanların refah içerisinde yaşayacağı bir yıl olması temennisinde bulundu.
Antalya’daki Alevi kurum temsilcileri, yeni yıla dair beklentilerini PİRHA ile paylaştı.
“DÜNYANIN NERESİNDE BİR ACI YAŞANIYORSA BİZ KENDİ ACIMIZ GİBİ HİSSEDERİZ”
Konyaaltı Alevi Bektaşi Alevi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, 2025 yılını değerlendirerek 2026’dan beklentilerini şu sözlerle dile getirdi:
“2025 yılında Alevi toplumu olarak yüreğimizi yakan en büyük sorunlardan birisi hiç kuşkusuz Suriye’deki Alevi canlarımızın HTŞ-IŞİD zihniyeti emperyalist ülkeler ve ülkemizin de katkısıyla Alevilerin büyük acılar yaşaması bizi en çok üzen sorunlarından biridir”
“BU ÜLKENİN YAZARLARI GAZETECİLERİ AYDINLARI ADETA CEZAEVLERİNDE ÇÜRÜMEYE TERKEDİLMİŞ DURUMDA”
Alevi toplumu olarak sadece kendi acılarına değil, dünyada yaşanan tüm sıkıntıları tüm acıları kendi acıları gibi hissettiklerini vurgulayan Akpınar şunları söyledi:
” Filistin olayı dünyanın ve ülkemizin en ciddi 2025’in sorunlarından biri olmakla birlikte aynı zamanda ülkemizde yoksulluğun diz boyu olduğu ve emekçilerin çok ciddi sıkıntılar yaşadığı bu ülkenin gazetecileri, yazarları, çizerleri, tabiattan doğadan yana olan birçok değerli insanın hapislerde kaldığı bir yıl oldu. Acılarla dolu bir yıldı. 2026 yılında bunların hiçbirinin olmamasını, herkesin bir an önce bu ülkede özgürlüğüne kavuşmasını diliyor tüm dünyanda savaşsız, sömürüsüz bir yıl olmasını herkesin mutlu olacağı bir yıl dilerim.”
“İKTİDARIN KURDURDUĞU ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI ASİMİLASYON MERKEZİ KONUMUNDA”
Antalya Tahtacı Derneği Başkanı Mehmet Akar ise 2025 yılının Antalya Tahtacı örgütleri açısından iyi geçtiğini ancak Türkiye Alevi toplumunun bir parçası olarak iyi geçmediğini belirterek, “Özellikle iktidarın 2025 sürecinde asimilasyonun bir parçası olan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı üzerinden Alevi kurumları ile ilişkilenmeye çalışması bizi en çok rahatsız eden bir durumdu. Aleviler iktidar veya başkaları tarafından kendilerinin tanımlanmak istemiyor. Aleviler kendi inançlarıyla ilgili kendilerini tanımlıyorlar. Devletin bizim elektriğimizi, suyumuzu ödemesine ihtiyacımız yok” diye konuştu.
“SURİYE’DE ALEVİLER BAŞTA OLMAK ÜZERE DİĞER HALKLAR HEDEFTE”
2025 yılında özellikle Suriye’deki Alevilerin katledilmesi açısından çok kötü geçtiğini vurgulayan Akar, konuşmasının devamında şunları belirtti:
“Bu yüzyılda bu dönemde maalesef insanlar inançlarından ötürü katlediliyorlar. Tabii bunu biraz da emperyalizmin Orta Doğu coğrafyasındaki faaliyet bir parçası olarak da görmek lazım. Ezidiler bu anlayışla Suriye coğrafyasında yok edildi. Dezavantajı olan farklı gördükleri toplumsal kesimleri yok etmek istiyorlar. Ama biz buna direneceğiz. Çünkü biz sadece kendi coğrafyamızda değil, dünyanın her tarafında aynı zamanda barışçıl bir dili olan, barışçıl söylemi olan, hiçbir zaman kavgadan yana olmadan barışı savunan bir toplumuz.
Alevi örgütlülüğü açısından baktığımızda Türkiye’de Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığını bizleri temsil eden kurum olarak görmüyoruz. Cemevlerine cümbüş hane diyen bir siyasi anlayışın bizimle ilgili samimi bir önerisi olduğunu görmüyoruz.
2026’da da bundan vazgeçmeyeceğiz. Tüm bulunduğumuz coğrafyada, çevremizle ilişkilenerek yine haksızlıklara, adaletsizliklere itiraz edecek karşı çıkacağız ve her zamankinden daha fazla bunun örgütlülüğünü örmeye çalışacağız 2026 ile ilgili isteğimiz, temennimiz bu olacak. Bunun için de mücadele etmeye devam edeceğiz.”
“KATLİAMLAR BİTSİN”
2025 yılını iyi bir yıl olarak geçirmediklerini dile getiren Abdal Musa Kültür ve Yaşatma Derneği Yönetin Kurulu üyesi Zehra Demir, “2005 yılı Suriye’de Alevi katliamları, Alevi köylerine cami projeleri, kadınların ve çocukların katledilmesi vb. gibi olumsuz ve üzüntü verici gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu” dedi.
2006 yılında Alevilere yapılan katliamların bitmesinin en büyük dilekleri olduğunu vurgulayan Demir, “Yeni yılda Alevilerin asimile olmadığı birlik ve beraberlik içerisinde hakkın, adaletin, barışın ve sevginin yanında olan canlar olarak ayrımcılığın olmadığı, barışın ve dayanışmanın olduğu bir yıl dileğiyle yolumuz açık, birliğimiz daim olsun” şeklinde ifade etti.
“BASKILAR SON BULSUN”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şube Yöetim Kurulu Üyesi Dursun Ali Özel de, 2025 yılında Alevi toplumu olarak iyi bir geçirmediklerini, bunun nedeni Türkiye’de ve Suriye’de Alevi canlarımız üzerindeki bu baskıları sona erdirilmesi için mücadele yürüttükleri bir süreç yaşadıklarını ifade etti. Böl-parçala-yönet politikasıyla Alevi köylerine cami yaptırıldığına dikkat çeken Özel, şunları belirtti:
“Aleviler üzerinde asimilasyon kurumu gibi çalışan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığını tanımıyoruz. Aleviler üzerinden elini çeksin, Alevileri bölmesin. Aleviler olarak 2026 yılından beklentim; özellikle Suriye üzerindeki bu baskıların kaldırılması dileğiyle birlik ve beraberlik içerisinde 2026 yılı geçirelim ve 2026’da bütün canların yeni yılını kutluyorum. Savaşların olmadığı, demokrasinin olduğu bir yeni yıl istiyoruz.”
“DEVLET YENİ HI(N)ZIR PAŞALAR YARATMA DERDİNDE”
Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Yönetim Kurulu üyesi Seyfi Aslan ise, 2025 yılı Aleviler açısından asimilasyon politikalarının yoğun yaşandığı bir yıl olduğunu vurgulayarak şunları ifade etti:
“İnanç merkezimiz konumunda olan Munzur’a mescit yapılması Alevi köylerine cami yapılması, dergahlarımıza hemen yanı başına minerallerin dikilmesi, dedelere, zakirlere maaş adı altında kendilerine bağlayarak Hızır paşalar yaratma girişimlerinin yoğun yaşadığı bir yıl oldu.
Suriye’de Alevilerin katledilmesi, her gün 5 kadının erkekler tarafından katledilmesi, çocuklara taciz ve tecavüzlerin devam ettiği, Anaysa Mahkemesi ve AİHM kararlarının hiçe sayıldığı, kayyımların atandığı, anayasal bir hak olan gösteri ve yürüyüş hakkının keyfi şekilde yasaklandığı, hukuksuz gözaltı ve tutuklamaların yaşandığı bir yılı geride bıraktık.
YENİ YILDA ÖZGÜRLÜKLERE DAYALI YENİ BİR ANAYASA İSTİYORUZ
Aleviler olarak 2026 yılından beklentilerimiz insan hak ve özgürlüklerine dayalı demokratik bir anayasa AİHM kararlarının tanındığı eşit yurttaşlık taleplerinin karşılandığı, cemevlerinin yasal statüye kavuştuğu, hak ve özgürlüklerin önündeki engellerin kalktığı, halkların dilinden kimliğinden, inancından dolayı ötekileştirilmediği, savaşların son bulduğu, insanların refah içerisinde yaşayacağı bir yıl olmasın dilerim.”
Cebrail ARSLAN/ANTALYA
Yoruma kapalı.