Alevi Haber Ajansi

Antalya’da Muhabbet Cemi yürütüldü!-VİDEO

PİRHA-Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği’nde gerçekleştirilen Muhabbet Cemi’nde, mevcut zihniyetlerin tarih boyunca Alevi ve Bektaşileri asimile etmek projeler ürettiğini belirtilerek, Halk Eğitim Merkezleri’nde yapılmak istenen “Alevilik-Bektaşilik” derslerine gidilmemesi çağrısında bulunuldu.

Antalya’da Muhabbet Cemi yürütüldü. Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği’nde yürütülen ceme, Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanları Gülçin Akça, Yol yürütücüsü Süleyman Demir, Zakir Ersin Genç ve Deniz Yener katıldı.

“ALEVİ BEKTAŞİLİK HOŞGÖRÜ ÜZERİNE KURULU BARIŞI SEVGİYİ VE HOŞGÖRÜYÜ  TEMEL ALAN BİR İNANÇ BİÇİMİDİR”

Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı Süleyman Demir, yaptığı konuşmada cemin yalnızca ibadet amacıyla bir araya gelinen bir ritüel olmadığını belirterek şunları söyledi: “Bizler Alevi Bektaşi toplumu olarak sevgi, barış, hoşgörü üzerine dili, dini, ırkı, mezhebi ne olursa olsun can deriz. Can her şey için geçerlidir. Sadece insan canı değil, Doğada bulunan bütün canlılar için ifade ederiz.” dedi.

“ALEVİLİK İNANCINDA IRK, DİL, DİN AYRIMI OLMAKSIZIN DOĞADA BULUNAN HERŞEY BİR CANDIR”

Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin sözlerini hatırlatan Demir, “Hünkâr ‘Erkek, dişi sorulmaz muhabbetin dilinde hakkın yarattığı her şey yerli yerinde. Bizim nazarımızda kadın, erkek fark yok. Noksanlık, eksiklik onun görüşünde’ der. Yani ceme girdikten sonra artık hepimiz bir canız. Dışarıda da herkes can olmaya, dil, din, ırk, mezhep ayrımı yapmadan hoşgörülü olmaya çalışıyoruz” diye belirtti.

“CEMEVLERİ SADECE İBADET EDİLEN YERLER DEĞİL AYNI ZAMANDA MUHABBET YERLERİDİR”

Dört kapı aşamasının önemine vurgu yapan Demir, “Tarikatta (İslami şeriat değil) yola girip hizmet etmek, marifette öğrendiğimizi bir diğerine öğretmek, hakikatte de hakla hak olma manasına gelen uzun bir yolculuktur. Yolumuz uzun. Geldikçe öğreniliyor. Bunu yaşama da katmak gerekiyor. Sadece gelip böyle bir seyretmeyle Alevilik öğrenilmiyor” diye tarif etti.

Alevilik ve Bektaşiliğin bir yol, bir yaşam biçimi olduğunu vurgulayan Demir, “O nedenle de öyle bir iki ceme gidelim de nasıl bir görelim, nasıl oluyormuş değil. Ceme seyir için gelenler olur sadece seyreder, gider bir şey alamaz. Ama hak için gelenler olursa zaten gönlü burada olursa hep beraber sizden bir şey alırız, biz bir şeyler katarız. Birbirimizi pişirerek bu yolda gitmek asıl maksat olan odur” diye belirtti.

“DİN EĞİTİMİNİ ANA OKULLARINA KADAR İNDİRDİLER”

İçinden geçilen dönemde demokrasinin kalmadığını belirten Demir, “Mevcut iktidar Cumhuriyetin temellerini kaza kaza anayasayı değiştire değiştire en son haber alma özgürlüğünü de kısıtlamak için hırsızlıkları konuşulmasın diye televizyonlara, gazetecilere, her yere bir baskı bir zulüm uyguluyor” dedi.

Geçmişten günümüze süre gelen iktidarların Alevi ve Bektaşileri asimile etmek için ilk önce işe, Alevi köylerine cami yapmakla başladıklarını dile getiren Demir, “Onlar yetmedi okullarda zorunlu din dersleri, ÇEDES projeleri, ilkokullara sonra anaokullarına kadar indiler” diye konuştu.

“İKTİDAR DEDELİK ZAKİRLİK SANKİ BİR MESLEKMİŞ BİZİM DEĞERLERİMİZE YAKLAŞIYOR”

Devletin kendi adına Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığını kurduğunu söyleyen Demir, şunları ifade etti:

“Bütün dedeleri, aşıkları, zakirleri kendine bağlayıp kendi sisteminde bir Alevi yetiştirmek amacıyla oda yetmedi şimdi de Halk Eğitim Merkezleri’nde sanki çırak yetiştirir gibi dedeleri yetiştirme peşindeler.  Dedeleri, zakirleri yetiştirip istedikleri yerlere aynı imam gibi atlayıp kendilerine uygun dede, zakir yetiştirmeye çalışıyorlar. Alevi Bektaşi felsefesini bitirmek için bu yapıları kurmaya başladılar. Şimdi de bunun çalışmalarını yapıyorlar.

O nedenle sizlerin bulunduğunuz yerlerde ve gittiğiniz cemevlerine derneklere biraz daha çocuklarınızı, gençlerinizi gönderirken daha seçici olarak göndermeniz gerekiyor. Devletin yetiştirdiği dedesi, zakiri, aşığı, anası, ne olursa olsun kendi eğitiminden geçtiği için bunların hepsi birer Hınzır Paşa olarak bizlere dönecek ve bizim kuyumuzu kazacaklar.

Çocuklarımızı geleceğimizi yok etmek için kendilerine İslami temelli kendilerine uygun bir Alevi Bektaşi yetiştirme çabası ve bizi yok etme çabaları var. Bunun için hepimizin daha uyanık olması gerekiyor.”

Muhabbet Cemi’nde gülbenklerin okunmasının ardından deyişler ve nefesler söylendi, semah dönüldü. Çerağların sırlanmasının ardından ise lokmalar pay edildi.

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

 

.

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.