Alevi Haber Ajansi

Ankara Gar Katliamı tanığı Karasu: O gün barış ve umut katledildi- VİDEO

PİRHA- 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın tanıklarından Eğitim Sen Mersin Şubesi Kadın Sekreteri Nermin Karasu, katliamın hesabının verilmesi gerektiğini vurgulayarak, “O gün sadece insanlar değil umutlarımız da katledildi. Biz adaletin yerini bulmasını bekliyoruz. Katliamın hesabı verilmelidir” dedi.

Türkiye tarihinin en büyük katliamlarından biri olarak hafızalara kazınan 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın üzerinden 10 yıl geçti. Barış talebiyle bir araya gelen on binlerce insanın hedef alındığı saldırıda, 103 kişi yaşamını yitirdi, yüzlercesi yaralandı.Saldırının tanıkları, yaşadıkları acıyı hala ilk günkü tazeliğiyle taşıyor.

O tanıklardan biri de Eğitim Sen Mersin Şubesi Kadın Sekreteri Nermin Karasu. PİRHA’ya konuşan Karasu, “Bizi barışa giderken katlettiler. O gün orada sadece insan değil, umut öldürüldü” sözleriyle hafızalara kazınan o karanlık günü anlattı.

“SESSİZLİK HEPİMİZ TEDİRGİN ETTİ”

Katliam günü hiçbir güvenlik önleminin alınmadığını söyleyen Nermin Karasu, alanda polisin olmadığını ve derin sessizliği herkesin kaygı verici bulduğunu aktardı. Karasu, “Biz umut ve taleplerle yola çıkmıştık. Şiddetin karşısında, savaşsız ve sömürüsüz bir yaşam talep ediyorduk. Bu yüzden biz o yolculuğa “umut yolculuğu” diyorduk. Mersin’den otobüslere binerek sabahın erken saatlerinde Ankara’ya vardık. Alana vardığımızda ise alışık olduğumuz güvenlik önlemlerinin hiçbirinin olmadığını fark ettik. Ne bir polis, ne bir bariyer… Sessizlik çok büyüktü. Kendi aramızda ‘Bu kadar sessizlik hayra alamet değil, sakın kötü bir şey olmasın’ diye konuşmaya başladık. O an içimizde bir tedirginlik oluştu” dedi.

“BARIŞA VE UMUDA KAN BULAŞTI”

Karasu, o gün yaşananları şöyle anlattı:

“Kortej başlamadan önce, birkaç kadın arkadaş çay almak için mitingin kenarındaki ağaçların yanına yöneldik. Tam o an… sadece bir adım attık ve patlama oldu. İnsanlar havaya uçtu. Gördüğüm ilk şey, ağaçtan damlayan kandı. Ağaçtan et parçaları dökülüyordu. Önümüzde kopmuş bir kol vardı. Etrafta onlarca insan yerdeydi. Ne yapacağımızı bilemeden hemen bayrakları aldık. O bayraklarla bedenlerin üzerini örttük. Çığlıklar yükseliyordu. Ellerimiz kana bulandı. Barışa kan bulaştı. Umuda kan bulaştı. Ankara Garı’na, tarihe kan bulaştı. Yüzlerce yaralı yerdeydi. Kimi kucağında bir yaralıyla, kimi bir cenazeyle en yakın hastaneye doğru koştu. Ama yollar kapalıydı. Polis tomaları gelmişti ama yaralılara yol açılmıyordu.”

“DEVLET ÖNLEMEDİ, HALA HESAP SORMUYOR”

Katliamın ardından geçen 10 yıla rağmen ne faillerin tam olarak ortaya çıkarıldığını ne de adaletin sağlandığını belirten Nermin Karasu, devletin hem saldırı öncesinde hem sonrasında sorumluluğunu yerine getirmediğini vurguladı. Güvenlik zafiyetine ve yargı sürecindeki belirsizliklere dikkat çeken Karasu, “Biz arkadaşlarımızı sonsuzluğa uğurladık ama adalet hala sağlanmadı. O saldırganların Antep’ten giriş yaptığı, istihbarat birimlerine bilgi verildiği sonradan ortaya çıktı. O halde neden önlem alınmadı? Bu insanlar araç değiştirerek nasıl Ankara’nın göbeğine kadar gelebildi? Neden o gün bir tane bile güvenlik önlemi yoktu? Bu sorular hala cevap bekliyor. Biz, arkadaşlarımızın anısına yürütülen mücadeleyi sahipleniyoruz ve unutmayacağız. Bir daha böyle bir vahşetin, böyle bir katliamın yaşanmaması için hafızamızı diri tutacağız” diye konuştu.

ADALET TALEBİ

Katliamın yarattığı travmanın bireysel değil, toplumsal bir yara olduğunun altını çizen Karasu, barış ve özgürlük talebiyle yola çıkanların adalet arayışının da bitmediğini ifade etti:

“O gün sadece insanlar değil, umutlarımız da katledildi. Barışın istenmediği, özgürlüğün reddedildiği çok açık bir şekilde ortaya kondu. O günden sonra hiçbirimiz aynı kalamadık. O kanın bulaştığı yerden bir daha eskisi gibi dönemedik. Hepimizin içinde o yaralı taraf kaldı. Bir toplumun barış içinde yaşayabilmesi için adaletin işlemesi gerekir. Birbirini ötekileştirmeden, düşmanlaştırmadan yaşamak ancak ortak duyguda, barış ve özgürlük talebinde buluşmakla mümkündür. Ancak 10 yıldır süren bu yargı süreci ne tamamlanabildi ne de gerçek sorumlular yargı önüne çıkarıldı. Zaman aşımı tehlikesi artık çok yakın. Daha önce başka davalarda da zaman aşımlarının nasıl işlediğini gördük. Biz adaletin yerini bulmasını bekliyoruz. Katliamın hesabı verilmelidir. Adalet hakkımız, ölüm değil yaşam bizim hakkımız. Çünkü biz yaşamak için gitmiştik. Ölümle geri döndük.”

Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

İLGİLİ DOSYA

10 Ekim’in 10. yılı: 103 insana söz verdik unutturmayacağız
10 Ekim Gar Katliamı yaralılarından Değirmenci: Barış için miting olsa, aynı heyecanla gidip katılırım
Ankara Gar Katliamı tanığı Özkan Uç: O görüntüleri 10 yıldır hafızamdan silemedim

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.