PİRHA- Sol Parti NRW Eyalet Yönetim Kurulu üyesi Vedat Akter, Almanya’da gençlerin geçim, barınma ve gelecek kaygısıyla sokağa çıktığını söyledi. Elif Eralp’e yönelik kampanyaya tepki gösteren Akter, siyasi tartışma alanının daraldığını vurgulayarak, “Bizim için ölçüt evrensel insan haklarıdır” dedi.
Almanya’da gençlerin artan yaşam maliyetlerine, eğitimdeki eşitsizliklere ve savaş politikalarına karşı tepkilerini değerlendiren Die Linke (Sol Parti) NRW Eyalet Yönetim Kurulu üyesi Vedat Akter, öğrenci eylemlerinin farklı ülkelerde gelişen toplumsal itirazlarla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
Fransa, Sırbistan ve İtalya gibi ülkelerde de öğrencilerin yaşam koşullarına karşı harekete geçtiğini belirten Akter, yeni bir öğrenci hareketinden söz edildiğini aktardı. Bu hareketi şimdiden 1968 hareketiyle karşılaştırmanın erken olduğunu ifade eden Akter, Almanya’daki gençlerin de benzer sorunlar etrafında bir araya geldiğini dile getirdi.
“BİZ SİZİN SAVAŞLARINIZA ASKER OLMAK İSTEMİYORUZ”
Özellikle salgın sonrasında eğitim alanındaki eşitsizliklerin derinleştiğini belirten Akter, okulların fiziki koşulları ve tasarruf politikalarının gençlerin tepkisini büyüttüğünü söyledi. Akter, “Harabe okullar, Almanya Devleti’nin tasarruf politikaları artık gençlere gına getirdi diyebiliriz” ifadelerini kullandı.
Barınma sorununun üniversite öğrencileri açısından giderek ağırlaştığına dikkat çeken Akter, ailelerinden maddi destek alamayan gençlerin bağımsız bir konutta yaşamasının zorlaştığını belirtti. Eğitim desteklerinin enflasyon karşısında yetersiz kaldığını vurgulayan Akter, verilen desteklerle ihtiyaçlar arasında “bir uçurum” oluştuğunu söyledi.
Gençlerin itirazlarının ekonomik sorunlarla sınırlı olmadığını dile getiren Akter, zorunlu askerliği yeniden yürürlüğe koyma girişimlerine karşı da tepki bulunduğunu ifade etti. Akter, gençlerin tutumunu, “Biz sizin savaşlarınıza asker olmak istemiyoruz” sözleriyle aktardı.
İklim krizinin de gençlerde ciddi bir gelecek kaygısı yarattığını belirten Akter, “Nasıl bir ülkede, nasıl bir dünyada yaşayacağız?” sorusunun bu hareketin önemli gündemlerinden biri olduğunu söyledi. Öğrencilerin herhangi bir partiye bağlı olmadığını ifade eden Akter, Sol Parti’nin talepleri desteklediğini ve Almanya genelindeki yürüyüşlere katılım çağrısı yaptığını kaydetti.
Öğrenci eylemlerine yönelik polis müdahalelerini de eleştiren Akter, bazı siyasi çevrelerin gençleri kaos yaratmakla suçladığını belirterek, “Biz onların yürüyüşlerini, taleplerini sonuna kadar destekliyoruz. Haklı olduklarını düşünüyoruz” dedi.
Gençlerin siyasi karar süreçlerinde daha fazla söz sahibi olması gerektiğini vurgulayan Akter, federal seçimlerde oy kullanma yaşının 18’den 16’ya düşürülmesini talep ettiklerini söyledi.
“ELİF ERALP’I VE SOL PARTİ’Yİ DEVRE DIŞI BIRAKMAYA ÇALIŞIYORLAR”
Elif Eralp’e yönelik siyasi ve medya kaynaklı saldırıları da değerlendiren Akter, Eralp’in göçmen kökenli bir kadın ve sol görüşlü bir siyasetçi olmasının hedef alınmasında etkili olduğunu kaydetti.
Başta Bild olmak üzere çeşitli yayın organlarının Eralp ve Berlin Sol Partisi’ne karşı kampanya yürüttüğünü belirten Akter, antisemitizm ve suç örgütleriyle bağlantı iddiaları üzerinden partinin bütününün hedef gösterildiğini söyledi.
Eralp’in öğrencilik döneminde siyasi tutuklularla dayanışma yürüten bir kuruma üye olmasının da bir skandal gibi sunulduğunu belirten Akter, bu üyeliğin gizlenmediğini ve daha önce sonlandırıldığını aktardı. Sol Parti’ye karşı komünizm korkusu üzerinden bir propaganda yürütüldüğünü savunan Akter, “Sol Parti Berlin’i üstlenince bütün Almanya komünistleşecek gibi insanlarda korkular yaratmaya çalışıyorlar” dedi.
Spiegel ile yapılan söyleşi sürecine de değinen Akter, Eralp’in çalışma ekibiyle yaptığı iç yazışmalardaki yorumların yanlışlıkla dergiye iletildiğini anlattı. Eralp’in ailesinin güvenliğine ilişkin kaygılarının yayımlanmasını basın etiği açısından eleştiren Akter, bu kaygıların Eralp’in siyasi yeterliliğini sorgulamak için kullanıldığını söyledi. Akter, “Biz bunu protesto ediyoruz” diyerek Eralp’in konuya ilişkin suç duyurusunda bulunduğunu aktardı.
Kampanyanın arkasında Sol Parti’nin konut politikalarına yönelik karşıtlığın da bulunduğunu belirten Akter, büyük konut şirketlerinin elindeki konutların yeniden kamuya kazandırılması yönündeki taleplerin engellenmek istendiğini ifade etti. Akter, yürütülen kampanyayla “Elif Eralp’ı, Sol Parti’yi, Berlin Sol Partisi’ni karalamaya” ve partiyi “devre dışı bırakmaya” çalıştıklarını söyledi.
Almanya siyasetinde uzun süredir sağa kayış yaşandığını belirten Akter, Sol Parti’nin bu yönelime karşı tutarlı bir tutum almaya çalıştığını vurguladı.
“BİZİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN EVRENSEL İNSAN HAKLARI”
Almanya’da siyasi tartışma alanının daraldığını söyleyen Akter, bu sürecin salgın döneminde belirginleştiğini, Ukrayna ve Gazze’deki savaşlarla birlikte daha da derinleştiğini ifade etti.
Salgın döneminde temel hak ve özgürlükler konusunda Sol Parti’nin de hataları olduğunu belirten Akter, sağlık ile özgürlüklerin karşı karşıya getirilmesini eleştirdi. Akter, “Bazı temel hak ve özgürlükler konusunda taviz verildi. Orada yanlış yapıldığını düşünüyorum” dedi.
Ukrayna Savaşı ve silah sevkiyatlarına ilişkin eleştirilerin Putin yanlılığıyla, İsrail’in politikalarına yönelik eleştirilerin ise antisemitizmle ilişkilendirilmesinin tartışma alanını daralttığını söyleyen Akter, “Bu gerçekten Almanya demokrasisi açısından büyük bir sorun. Bundan 5-10 yıl önce Almanya’da tartışma alanının bu kadar daralacağını düşünmezdim” ifadelerini kullandı.
İfade özgürlüğü alanındaki daralmaya karşılık, AfD’nin yükselişiyle birlikte yabancı düşmanlığını körükleyen söylemlerin daha fazla kabul görmeye başladığını belirten Akter, bu durumun toplumsal açıdan ciddi bir sorun yarattığını söyledi.
Sol Parti’nin farklı coğrafyalardaki gelişmeleri değerlendirirken aynı ilkeye dayanması gerektiğini vurgulayan Akter, “Bizim için bütün bu tartışmalarda önemli olan evrensel insan hakları. Bizim için ölçüt bu” dedi.
NRW’de gençlere yönelik taleplerini de anlatan Akter, okullarda öğle yemekleri ile kitap ve kırtasiye ihtiyaçlarının ücretsiz karşılanmasını savunduklarını söyledi. Öğrencilerin dördüncü sınıftan sonra farklı okul türlerine ayrılması yerine, en az onuncu sınıfa kadar birlikte eğitim görmesini istediklerini belirtti.
Uygun fiyatlı konutların yapılması, kiraların denetlenmesi ve belediyelerin sattığı konutların yeniden belediyelere kazandırılmasının da talepleri arasında olduğunu aktaran Akter, bu başlıkların eyalet kongresinde kabul edilen seçim programında yer aldığını ifade etti.
Sol hareketlerin insanlara yeniden güven ve umut vermesi gerektiğini vurgulayan Akter, “İnsanların bu umutsuzluğunda, bu kırılgan durumda yanlarında olup onlara gereken desteği vermemiz gerekiyor. Mağdur olan insanları kendi kaderlerini kendi ellerine almaları için teşvik etmemiz ve desteklememiz gerektiğini düşünüyorum” dedi.
PİRHA/KÖLN
Yoruma kapalı.