PİRHA- Meclis Genel Kurulu’nda konuşan AKP Grupbaşkan Vekili Leyla Şahin Usta, Suriye’de Müslümanlar katledilirken gıkını çıkarmayanlar, bugün Aleviler öldürülüyor diye, ortalığı ayağa kaldırıyor” dedi. Usta’nın sözlerine tepki gösteren PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “AKP hükümetinin ve sahip olduğu zihniyetin ne olduğunu o kadar net ortaya koymuş ki hanımefendi; biz ne desek bunların zihniyetini bu kadar açık anlatamazdık” dedi.
AKP Grupbaşkan Vekili Leyla Şahin Usta, Meclis Genel Kurulu’nda Suriye’deki süren Alevi katliamını meşrulaştıran bir konuşma yaptı. Konuşmasında, “Suriye’de Müslümanlar katledilirken gıkını çıkarmayanlar, bugün Aleviler öldürülüyor diye, ortalığı ayağa kaldırıyor” diyen Usta’ya tepki gecikmedi.
“GERİCİ, IRKÇI, FAŞİST ZİHNİYETİNİZE LANET OLSUN”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, AKP Grupbaşkan Vekili Leyla Şahin Usta’nın sözlerine şu şekilde tepki gösterdi:
“AKP hükümetinin ve sahip olduğu zihniyetin ne olduğunu o kadar net ortaya koymuş ki hanımefendi; biz ne desek bunların zihniyetini bu kadar açık anlatamazdık. Bizim için yeni bir şey değil, sürpriz hiç değil. Dil sürçmesi hiç ama hiç değil. Bu zihniyetin başı, Sivas Madımak Katliamı davası zaman aşımına uğratıldığında “vatanımıza milletimize hayırlı uğurlu olsun” dememiş miydi?
Bu zihniyet, cemevleri cümbüş evi diyen bir zihniyet değil mi? Bu kafa Sivas katillerini savunan, savunma avukatlarını devletin üst kademelerine taşıyan, katilleri serbest bırakan kafa… Bu anlayış, Suriye’de kelle kesen cihatçı, selefi çetelere arka çıkan, eğiten donatan bir anlayış… Bunlar, Berkin Elvan’ın annesini miting meydanlarında yuhlatanlar… Söylenecek çok şey var ama, boğazımıza düğümleniyor sözler… Gerici, ırkçı, faşist zihniyetinize lanet olsun…
Biz hala aynı noktadayız. Halkı kin ve nefrete teşvik edenler sizlersiniz. Bu halkı birbirine karşı kışkırtmaya devam ediyorsunuz. Çünkü buna ihtiyacınız var. Halka karşı uyguladığınız zulmün üzerini örtmek istiyorsunuz. Aç, sefil bıraktığınız emekçileri kendi gündemlerinden uzaklaşmasını istiyorsunuz…
Biz hala aynı yerdeyiz. 72 millete aynı nazarda bakmaya devam edeceğiz. Halklar arasına düşmanlık değil, dostluk tohumları ekeceğiz. Sizinle ve zihniyetinizle değil ama, halklar ile barış içinde kol kola, bir arada yaşamı savunacağız…
Kimsenin dilinden, inancından, milliyetinden, cinsiyetinden, renginden dolayı ötekileştirilmediği, katledilmediği bir dünyayı mutlaka kuracağız…”
AKP’li Leyla Şahin Usta’nın TBMM’de sarf ettiği sözlere tepki gösteren DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, “Yalnızca bir dil sürçmesi değil; Alevi toplumunu hedef alan, inanç temelli ayrımcılığı derinleştiren nefret dolu ve son derece tehlikeli bir siyasi tutumdur” dedi.
Usta’nın sözlerinin Suriye’de Alevilere yönelik katliamları meşrulaştırmaya hizmet ettiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz Aleviler için insan hayatı mezheple ölçülmez. Alevilikte zulme uğrayanın kimliği değil, uğradığı zulüm esastır. Bu nedenle Aleviler, Suriye’de hangi topluma yönelik olursa olsun sivil katliamlara dün de bugün de karşıdır. Ancak kamuoyunu yanıltan önemli bir gerçek görmezden gelinmektedir: Esad yönetiminin devlet aygıtı ve bürokrasisinin ezici çoğunluğu (%90’a yakını) Sünni Araplardan oluşmaktaydı ve şu an birçoğu görev yapıyor. Tüm yaşananları mezhepsel bir “Alevi iktidarı” anlatısına indirgemek, tarihsel bir çarpıtmadır. Bu çarpıtmayı şu soruyla netleştirelim: IŞİD on binlerce insanı katletti, kadınları köleleştirdi, çocukları infaz etti. Peki bunları yaptı diye Sünnileri suçlayıp “Sünniler yaptı” demek mi gerekiyor ? Demek ahlaksızlık olurdu.
Çünkü hiçbir inanç topluluğu, bir suç örgütünün ya da iktidarın işlediği suçlarla özdeşleştirilemez. O halde bugün de açıkça söylüyoruz: Alevilere yönelik katliamları meşrulaştırmak için kurulan mezhepçi dil, IŞİD vahşetini tüm Sünnilere maal etmek kadar yanlıştır.
Bir halkın acısını başka bir halkın acısıyla yarıştırmak vicdansızlıktır. Bir inanç grubunu kolektif suçlu ilan eden her söylem, savaş kışkırtıcılığıdır.
Aleviler savaşın tarafı olmadı. Bizim yolumuz rıza yolu, canı kutsal sayan, barışı savunan yoldur. Bu nedenle diyoruz ki: Alevi ölümlerini önemsizleştiren her söz, yeni ölümlerin yolunu açar.
Mezhep diliyle kurulan her cümle, savaşı büyütür. TBMM çatısı altında konuşan herkes bilmelidir: Aleviler bu topraklarda susarak değil, bedel ödeyerek var oldu. Hiçbir halkın acısı üzerinden başka bir halkı hedef göstermeye izin vermeyeceğiz. Katliamın mezhebi olmaz. Zulmün bahanesi olmaz. Savaş diliyle barış kurulmaz. Bu coğrafyanın ihtiyacı mezhepçi kışkırtmalar değil; Barış dili olmalıdır.”
AHAD DER: ALEVİLİK HAKSIZLIĞA BOYUN EĞMEMENİN ADIDIR
Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği (AHAD DER) de, AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin’in Aleviler hakkında kullandığı ifadelerin, İslam’ı tarihsel, ahlaki ve inançsal bütünlüğünden koparan, açıkça mezhepçi ve ötekileştirici bir anlayışın yansıması olarak değerlendirdi.
Kullanılan dilin, toplumsal barışı zedeleyen ve farklı inançları hedef haline getiren tehlikeli bir yaklaşım olduğununun belirtildiği açıklamada şunlar ifade edildi:
“Emevi siyasal geleneğini kutsayan, dışlayıcı ve tahakkümcü bu “Müslümanlık” yorumu biz Alevilerin inancı değildir. Alevilik, iktidarın değil vicdanın; baskının değil adaletin yanında duran bir yol ve yaşam felsefesidir.
Aleviler; Hz. Muhammed’e, Ehl-i Beyt’e ve 12 İmamlar’a bağlı, hak ve hakikat yolunu esas alan halklardır. İnancımız; insanı merkeze alan, zulme karşı direnmeyi, eşitliği, paylaşımı ve kardeşliği ilke edinen bir yaşam anlayışıdır. Bu yol, tarih boyunca mazlumdan yana olmanın, haksızlığa boyun eğmemenin adıdır.
Aleviliği çarpıtan, inancımızı siyasal hesaplara malzeme eden ve bizleri ötekileştiren her söylem, yalnızca Alevileri değil, birlikte yaşama iradesini de yaralamaktadır. Aleviler bu ülkenin eşit yurttaşlarıdır; inançları üzerinden hedef gösterilemez, tahkir edilemez.
Bu nedenle Leyla Şahin’in mezhepçi ve ayrıştırıcı söylemleri nedeniyle Alevi toplumundan açıkça özür dilemesini, kullandığı dili düzeltmesini ve kamusal sorumluluğunun gereğini yerine getirmesini bekliyoruz. Eşitlikten, laiklikten ve halkların kardeşliğinden yana mücadelemiz sürecektir.”
PİRHA/ANKARA
Yoruma kapalı.