PİRHA- Altı haftadır süren savaşın ardından yapılması planlanan görüşmeler, Lübnan’daki çatışmalar, Hürmüz Boğazı krizi ve yaptırımlar nedeniyle belirsizlik altında. Taraflar masaya oturmadan önce şartlarını sertleştiriyor.
Reuters ve The Guardian’ın haberlerine göre, ABD ile İran arasında Pakistan’ın başkenti Islamabad’da yapılması planlanan kritik barış görüşmeleri öncesinde ciddi görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Tahran yönetimi, Lübnan’da ateşkes ve yaptırımlar konusunda somut adım atılmadan müzakerelere başlamayacağını duyururken, Washington ise İran’ı “oyalama” girişimlerine karşı sert şekilde uyardı.
GÖRÜŞMELER ÖNCESİ KRİTİK TRAFİK
Reuters’ın aktardığına göre, ABD ve İran heyetleri bugün İslamabad’da bir araya gelerek altı haftadır devam eden savaşı sona erdirmeyi amaçlıyor. ABD heyetine JD Vance liderlik ederken, heyette Steve Witkoff ve Jared Kushner da yer alıyor. ABD heyeti Paris’te yakıt ikmali yaptıktan sonra Pakistan’a hareket etti.
İran tarafı ise Meclis Başkanı Mohammad Baqer Qalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi liderliğinde dün İslamabad’a ulaştı. İran heyetinin yaklaşık 70 kişiden oluştuğu ve teknik uzmanları da içerdiği belirtilirken, ABD tarafında yaklaşık 100 kişilik bir ön ekibin şehirde olduğu ifade ediliyor.
Pakistanlı yetkililer her iki tarafla da ayrı ayrı ön görüşmeler yapıldığını ve taraflar arasında mesajların iletildiğini açıkladı. Şehirde olağanüstü güvenlik önlemleri alınırken, binlerce güvenlik görevlisi konuşlandırıldı ve geniş çaplı bir güvenlik çemberi oluşturuldu.
İRAN’DAN ŞARTLI MÜZAKERE MESAJI
İran tarafı, görüşmelere başlamadan önce iki temel şartın yerine getirilmesini talep ediyor: Lübnan’da ateşkes ve İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması.
Qalibaf, bu iki konunun daha önce ABD ile mutabakata varıldığını savunarak, “Bu iki mesele çözülmeden müzakereler başlamayacak” mesajını verdi. Tahran yönetimi ayrıca yaptırımların kaldırılmasını, savaş zararları için tazminat ödenmesini ve Hürmüz Boğazı üzerinde daha fazla kontrol hakkı tanınmasını talep ediyor.
İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki uygulamaları, küresel enerji arzında ciddi aksamalara yol açarken, petrol ve doğalgaz sevkiyatında büyük belirsizlikler oluştu. İran gemilerinin geçişine izin verilirken diğer ülkelere ait tankerlerin kısıtlandığı belirtiliyor.
TRUMP’TAN SERT MESAJ: “İRAN’IN KOZU YOK”
ABD Başkanı Donald Trump, müzakereler öncesinde yaptığı açıklamalarla tansiyonu yükseltti. Trump, İran’ın “hiçbir kozu olmadığını” savunarak, ülkenin yalnızca uluslararası su yollarını kullanarak kısa vadeli baskı kurabildiğini söyledi.
Ayrıca ABD’nin yeniden silahlandığını ve anlaşma sağlanamaması halinde askeri operasyonlara hazır olduğunu belirten Trump, “Eğer bir anlaşma olmazsa, bu silahları çok etkili şekilde kullanacağız” ifadelerini kullandı.
Trump’ın açıklamaları, diplomatik sürecin kırılganlığını gözler önüne sererken, savaşın yeniden alevlenebileceği ihtimalini güçlendirdi.
VANCE’TAN UYARI: “BİZİ OYALAMAYA KALKMASINLAR”
The Guardian’ın haberine göre, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’a yönelik doğrudan bir uyarıda bulundu. Vance, görüşmelerin olumlu geçmesini beklediğini ancak İran’ın oyalama taktikleri kullanması durumunda ABD’nin buna karşılık vereceğini söyledi.
“Eğer bizi oyalamaya kalkarlarsa, müzakere ekibinin buna pek sıcak bakmayacağını görecekler” diyen Vance, buna rağmen iyi niyetli müzakerelere açık olduklarını vurguladı.
Vance ayrıca bu görüşmelerin yalnızca iki ülke için değil, küresel ekonomi açısından da belirleyici olacağını ifade etti.
LÜBNAN ANLAŞMAZLIĞI: EN KRİTİK BAŞLIK
Taraflar arasındaki en büyük anlaşmazlık noktalarından biri Lübnan’daki çatışmalar. İran ve Pakistanlı arabulucular, 7 Nisan’da varılan ateşkesin Lübnan’ı da kapsadığını savunurken, ABD ve İsrail bunun dışında olduğunu belirtiyor.
İsrail’in Hizbullah’a yönelik saldırıları sürerken, Mart ayından bu yana yaklaşık 2.000 kişinin hayatını kaybettiği ifade ediliyor. Ateşkes ilanından sonra bile saldırıların devam ettiği ve yüzlerce sivilin öldüğü bildirildi.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, güneydeki Nabatiye kentinde bir hükümet binasına düzenlenen saldırıda 13 güvenlik görevlisinin öldüğünü açıkladı. Hizbullah ise buna karşılık olarak İsrail’in kuzeyine roket saldırıları düzenledi.
Öte yandan Lübnan ve İsrail’in Salı günü Washington’da bir araya gelerek ateşkes ve müzakere sürecini görüşmesi bekleniyor.
SAVAŞIN BİLANÇOSU VE BELİRSİZ GELECEK
Beş haftadan uzun süren çatışmaların ardından ABD Başkanı Trump zafer ilan etmiş olsa da, savaşın başlangıcındaki hedeflerin büyük ölçüde gerçekleşmediği görülüyor.
İran’ın askeri kapasitesi tamamen ortadan kaldırılamazken, ülke hala bölgedeki hedeflere saldırabilecek füze ve insansız hava araçlarına sahip. Ayrıca nükleer program kapsamında yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun da korunduğu belirtiliyor.
İran’ın dini lideri Ali Khamenei’nin savaş sırasında hayatını kaybetmesine rağmen, ülkedeki yönetim yapısında bir değişiklik yaşanmadı.
GÖRÜŞMELERİN GÜNDEMİ
İslamabad’daki görüşmelerde şu başlıkların öne çıkması bekleniyor:
Hürmüz Boğazı’nın yeniden uluslararası geçişe açılması
İran’ın nükleer ve füze programı
Ekonomik yaptırımların kaldırılması
Savaş tazminatları
İran’daki ABD vatandaşlarının serbest bırakılması
Tüm bu gelişmeler ışığında, İslamabad’da yapılması planlanan görüşmelerin kaderi belirsizliğini koruyor. Tarafların sertleşen söylemleri, diplomatik çözüm ihtimalini zayıflatırken; sürecin başarısız olması halinde çatışmaların yeniden şiddetlenebileceği ve bunun küresel ekonomi üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.