PİRHA- 1 Kasım Dünya Kobanê ile Dayanışma Günü dolayısıyla Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Özcan Ateş’in okuduğu açıklamada, Kobanê direnişinin halkların özgürlük, eşitlik ve bir arada yaşam mücadelesinin simgesi olduğu vurgulandı. Açıklamada, Kobanê direnişi nedeniyle tutuklanan Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve tüm Kobanê tutsaklarının serbest bırakılması çağrısı yapıldı.
Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Kasım Dünya Kobanê ile Dayanışma Günü kapsamında Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Özcan Ateş okudu.
Açıklamada, Kobanê direnişinin yalnızca bir kentin IŞİD saldırılarına karşı savunulması olmadığı, farklı halkların, inançların ve kimliklerin bir arada yaşama iradesini temsil ettiği belirtildi. 15 Eylül 2014’te IŞİD’in Kobanê’ye yönelik kuşatma ve saldırılarının hatırlatıldığı açıklamada, başta Kürt halkı olmak üzere Araplar, Ermeniler, Êzidîler ve dünyanın farklı bölgelerinden gelen enternasyonalistlerin 134 gün süren direnişle IŞİD’e karşı mücadele ettiği ifade edildi.
Kobanê direnişinin uluslararası dayanışmanın önemli örneklerinden biri haline geldiğine dikkat çekilen açıklamada, Latin Amerika’dan Asya’ya, Avrupa’dan dünyanın farklı bölgelerine kadar çok sayıda devrimci, sosyalist ve feministin Rojava Devrimi’ne destek verdiği belirtildi. Kadın özgürlüğünü, ekolojiyi ve demokratik toplumu esas alan Rojava modelinin bu direnişle güçlü bir toplumsal ve uluslararası dayanışma kazandığı belirtildi.
“KOBANÊ’Yİ SAVUNMAK İNSANLIĞI SAVUNMAKTIR”
1 Kasım’ın akademisyenler, insan hakları savunucuları, Nobel Barış Ödülü sahibi yazarlar ve sivil toplum örgütlerinin ortak çağrısıyla Dünya Kobanê ile Dayanışma Günü ilan edildiği hatırlatılan açıklamada, Kobanê’nin halkların özgürlük ve dayanışma mücadelesinin evrensel sembolü haline geldiği vurgulandı.
Kobanê direnişini sahiplenen demokratik siyaset temsilcilerinin bugün cezaevlerinde tutulmasına tepki gösterilen açıklamada, “Kobanê’yi savunmak insanlığa karşı işlenen suçlara karşı durmaktır. Kobanê’yi savunmak tekçi, cinsiyetçi, mezhepçi, militarist politikalara karşı farklılıkların bir arada yaşamını savunmaktır” denildi.
Kobanê direnişini savundukları için tutuklanan Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş başta olmak üzere tüm Kobanê tutsaklarının serbest bırakılması ve demokratik siyasetin önünün açılması istendi.
“KOBANÊ’DE BİR FİKİR, BİR İNANÇ DİRENDİ”
Kobanê’nin yalnızca IŞİD saldırılarına karşı savunulan bir kent olmadığına dikkat çekilen açıklamada, direnişin aynı zamanda yeni bir toplumsal yaşam fikrini savunduğu ifade edildi.
Açıklamada, “Orada bir fikir direndi. Bir inanç direndi. ‘Tarihin sonu geldi’ diyenlere, ‘devrimler çağı kapandı’ diyenlere bir cevap verildi. Ulus devletlerin zulmü altında ezilen halklar için bir kapı aralandı” ifadelerine yer verildi.
SURİYE’DE DEMOKRATİK ENTEGRASYON VURGUSU
Suriye’de değişen siyasi dengeler içerisinde demokratik entegrasyona dayalı çözüm arayışının önemine işaret edilen açıklamada, bu arayışın Rojava Kadın Devrimi ve Kobanê direnişiyle somut bir toplumsal zemin kazandığı belirtildi.
Türkiye’de Kürt meselesinin çözümüne yönelik yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile Suriye’deki demokratik entegrasyon arayışının birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceği ifade edilen açıklamada, 29 Ocak Anlaşması ve sonrasında başlayan entegrasyon sürecine dikkat çekildi.
Suriye’de merkezi yapının yereli tanıdığı, farklı toplumsal kimliklerin siyasal ve kültürel haklarının güvence altına alındığı, çoğulcu ve ortak yaşama dayalı bir sistemin kurulması gerektiği vurgulandı.
Kürtlerin Suriye’nin kurucu halklarından biri olarak siyasal, kültürel ve toplumsal statüsünün tanınması, anadil ve kültürel haklarının güvence altına alınması, kendi savunma mekanizmalarına sahip olma hakkının kabul edilmesi ve yerel yönetimlerin tanınmasının demokratik entegrasyonun temel gereklilikleri olduğu belirtildi.
Açıklamanın sonunda demokratik bir Suriye’nin demokratik bir Ortadoğu anlamına geldiği belirtilerek, tüm halkların, inançların ve kimliklerin özgürce bir arada yaşayabildiği bir düzenin önemine dikkat çekildi.
Kobanê’nin halkların ortak hafızası olduğu vurgulanan açıklama, “Rojava Devrimi’ni zaferle taçlandıran Kobanê direnişini selamlıyoruz. 1 Kasım Dünya Kobanê ile Dayanışma Günü tüm dünya halklarına kutlu olsun” sözleriyle sona erdi.
PİRHA/DERSİM
Yoruma kapalı.