PİRHA- Gar Katliamı firari sanıkları yönünden görülen duruşmada fail Ömer Deniz Dündar, SEGBİS ile bağlandığı duruşmada, ” Katliam tamamen Yunus Durmaz’ın içtihadıydı” dedi.
Ankara’da 10 Ekim 2025 tarihinde KESK, DİSK, TTB, TMMOB çağırısıyla düzenlenmek istenen Emek, Barış, Demokrasi Mitingi’ne yönelik DAİŞ’in gerçekleştirdiği ve 104 kişinin yaşamını yitirdiği katliamın firari sanıklar yönünden devam eden davanın duruşması Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
MA’da yer alan habere göre; firari sanıklardan Ömer Deniz Dündar, avukatların duruşmaya fiziki olarak getirilmesi taleplerine rağmen tutulduğu Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı. Kimlik tespitinin ardından duruşma, bir önceki duruşmada geçici mahkeme heyetinin fail Dündar’a yönelik tepkileri üzerine aileleri duruşmadan çıkarmayla tehdit etmesi nedeniyle avukatların protestosuyla başladı. Protesto sonrası Dündar’ın yarım kalan ifadesinin alınmasıyla duruşmaya devam edildi.
Mahkeme başkanının “Hatay’da yakalan araçta çıkan parmak izi” sorusuna Dündar, araçta yakalananları tanımadığı parmak izinin nasıl çıktığını bilmediğini öne sürdü.
Ardından söz alan avukatlar dosyada delillerin saklandığını, yargılamanın “insanlığa karşı suçtan” görülmesi gerektiğini ifade ettiler.
Saldırının nasıl gerçekleştiğinin aydınlatılması gerektiğini vurgulayan avukatlar, firari faillerden Savaş Yıldız’ın da aralarında olduğu 184 kişilik DAİŞ üyesinin Türkiye’ye getirildiğine dair haberlere rağmen, mahkeme tarafından kendilerine herhangi bir bilgi verilmediğine dikkat çektiler.
ARA MÜTALAA AÇIKLANDI
Daha sonra ara mütalaasını açıklayan iddia makamı, eksik hususların tamamlanmasını, gelmeyen cevapların akıbetinin sorulması ve failin tutukluluğunun devamını istedi.
“TUTUKLANDIKTAN SONRA MİT BİZLE GÖRÜŞTÜ”
Ardından söz verilen fail Dündar, mütalaaya karşı söyleyeceğinin olmadığını ancak avukat beyanlarına karşı söz hakkı istedi. Verilen aranın ardından söz verilen Dündar, Dokumacı ile tanıştıktan sonra Suriye’ye geçtiğini belirterek, “Orhan Gönder benden önce 2014 yılının Ağustos ayında IŞİD’e katılmak üzere Suriye’ye gitti. İslam Çay Ocağı’nın ne zaman açıldığı hakkında bilgim yok. IŞİD’de bulunan herkesin, Adıyaman grubundan herkesin canlı bomba olduğu gibi bir algı oluşturulmuş durumda. Ben hala buradaysam ve şu anda yaşıyorsam canlı bomba değilim. Şu an yaşayan hiç kimse canlı bomba değildir. MİT mensuplarına flaş bellek teslim ettiğim doğru değildir” ifadelerini kullandı.
HTŞ tarafından tutuklandıktan sonra MİT’in kendisiyle görüştüğünü söyleyen Dündar, bir önceki duruşmadaki ifadelerini değiştirerek, elindeki belgeleri kendisinin MİT’e teslim etmediğini söyledi. Dündar, şöyle devam etti: “17 Temmuz 2021’de MİT mensupları gelerek bizle oturdu. Flaş bellekleri MİT’e kendim vermedim. Tutuklandıktan sonra HTŞ tarafından sorgum yapıldı. Bilgisayarımda arama yapıldı. Şifreli olanları ben açtım. Bunları MİT’e ben teslim etmedim, HTŞ teslim etmiş olabilir. Katliamı üst düzey yöneticilerin konuşmalarından duydum. Doğrudan bilgim yok. Katliam tamamen Yunus Durmaz’ın içtihadıydı. Ben o dönemlerde zaten Suriye’deydim. Yunus Durmaz, katliamdan 2- 3 gün önce böyle bir karar verdi. Yunus Durmaz ile hiçbir zaman yazışmadım. Yazışmada her ne kadar kod ismim geçse de bu görüşmeye dair bilgim yok. Ben Cengiz Doğan’ın ekibinin bulunduğu yerlerde mutfak alışverişlerini yapıyordum. Adıma açılan GSM numaraları da kimliğim üzerinden haberim olmadan işlem yapılarak alınmış. Hiçbir şekilde örgüt yöneticiliği yapmadım. Yazılımcı olarak görev almak dışında üst düzey görev aldım. TEM Şubedeki ifadelerimden dolayı her şeyi bildiğim sanılıyor. Peki ben bunları nereden biliyorum? Eylem gerçekleşmediği zaman Dokumacı belli oturumlarda böyle eylemler planlandığını ve gerçekleşmediğini söyler. Bu nedenle bu bilgilere sahibim. Resmimin bulunduğu kimlik de benden habersiz çıkarıldı. Yunus Durmaz benden habersiz bu kimliği çıkardı.”
TALEPLER REDDEDİLDİ
Dündar’ın konuşmasının ardından mahkeme heyeti, kararını açıklamak üzere 15 dakikalık ara verdi. Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme, Türkiye’ye getirildiği belirtilen 184 DAİŞ’linin akıbetinin MİT ve TEM’e sorulmasına, Ömer Deniz Dündar hakkında katliamdaki sorumluluğuna ilişkin suç duyurusunda bulunulması talebinin bir sonraki duruşmada değerlendirilmesine, diğer taleplerin ise reddedilmesine karar verdi.
Dündar’ın tutukluluğunun devamına karar veren mahkeme bir sonraki duruşmayı 3 Aralık’a erteledi.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.