PİRHA- Cumartesi Anneleri’nin bin 102’nci eyleminde, kamu adına görev yapan savcılar göreve çağrılarak Hüsamettin Yaman ve Soner Gül’ün gözaltında kaybedilmesiyle ilgili hakikatin açığa çıkarılması istendi.
34 yıl önce gözaltında kaybedilen Hüsamettin Yaman ve Soner Gül’ü unutmadık!#CumartesiAnneleri1102Hafta https://t.co/SOpR0GpFJW
— Cumartesi Anneleri (@CmrtesiAnneleri) May 9, 2026
Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdikleri eylemin bin 102’ncisinde bir araya geldi. Bu haftaki eylemde, 34 yıl önce İstanbul’da gözaltına alınarak kaybedilen üniversite öğrencileri Hüsamettin Yaman ve Soner Gül’ün akıbeti soruldu. Basın açıklamasını kayıp yakını Besna Tosun okudu.
GÖZALTINDA ÖLÜMLE TEHDİT EDİLDİ
Besna Tosun, 22 yaşındaki Hüsamettin Yaman’ın İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu öğrencisiyken “pankart taşımak” suçlamasıyla tutuklandığını, yaklaşık 15 gün cezaevinde kaldıktan sonra 6 Eylül 1990’da tahliye edildiğini aktardı. Tosun, 21 yaşındaki Mehmet Soner Gül’ün ise Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencisiyken öğrenci derneği üyeliği nedeniyle daha önce gözaltına alındığını, ağır işkencelere maruz bırakıldığını ve ölümle tehdit edildiğini ifade etti.
Tosun, Gül’ün İçişleri Bakanlığı iddiasına göre 10 Mart 1991’de Malatya’da yakalanan bir kişinin sorgusunda adının geçmesi nedeniyle arandığını söyledi.
YETKİLİLER GÖZALTI İDDİALARINI REDDETTİ
Besna Tosun, Hüsamettin Yaman’ın 2 Mayıs 1992 Cumartesi günü evinden çıktığını, 4 Mayıs’ta ise ağabeyi Feyyaz Yaman’ı arayan bir kişinin “Hüsamettin, Soner Gül ile birlikte Fındıkzade’de gözaltına alındı” dediğini aktardı.
Ailelerin İstanbul Emniyet Müdürlüğü başta olmak üzere tüm ilgili kurumlara başvurduğunu, İnsan Hakları Derneği ve Uluslararası Af Örgütü’nün de girişimlerde bulunduğunu belirten Tosun, buna rağmen gözaltı iddialarının yetkililerce reddedildiğini söyledi. Ailenin iki yıl boyunca polis takibine maruz bırakıldığı da ifade edildi.
AYHAN ÇARKIN’IN İTİRAFLARI KAMUOYUNA YANSIDI
19 Aralık 2011’de özel harekât polisi Ayhan Çarkın’ın infazlar ve kayıplara ilişkin itiraflarının kamuoyuna yansıdığı hatırlatıldı. Çarkın’ın, Yaman ve Gül’ü gözaltına aldıktan sonra ormanlık alanda sorguladıklarını ve infaz ettiklerini söylediği, son sözlerinin ise “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” olduğu aktarıldı.
HAKİKAT ÇAĞRISI
Besna Tosun, ailelerin yeniden suç duyurusunda bulunmasına rağmen dosyanın yeniden açılmadığını, etkin bir soruşturma yürütülmediğini vurguladı. Tosun, savcılara seslenerek Hüsamettin Yaman ve Soner Gül’ün kaybedilmesine ilişkin etkin, bağımsız ve tarafsız soruşturma yürütülmesini istedi.
Ayrıca yarın Anneler Günü olduğunu hatırlatan Tosun, evlatlarının akıbetini öğrenemeden yaşamını yitiren anneleri saygıyla andı.
Cumartesi Annesi Hanife Yıldız, 31 yıldır evlatsız bırakıldığını belirterek bayramları ve Anneler Günü’nü evlatsız geçirdiğini söyledi.
Kayıp yakını Maside Ocak, bu yılın annesiz geçireceği ilk Anneler Günü olacağını ifade ederek mücadeleyi büyütme kararlılığını dile getirdi.
İkbal Eren ise devlet yetkililerinin söylemlerine dikkat çekerek, “cennet annelerin ayakları altındadır” sözleri hatırlatırken Galatasaray Annelerinin yaşadığı acının görülmediğini söyledi. Zamanaşımının kaldırılması çağrısında bulunan Eren, “Devlet insanlık suçu işledi, faillerimiz belli” dedi.
Eylem, Galatasaray Meydanı’na karanfiller bırakılmasıyla sona erdi.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.