PİRHA- Alevi köylerine ilişkin asimilasyon politikalarının devam ettiğine dikkat çeken PSAKD Antalya Şube Sekreteri Atakan Eren,” Bu köylerle ilgili örgütlerimizin elinde ne bir rapor ne bir belge ne de bu işle uğraşan bir komisyon var” diyerek tepki gösterdi.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Antalya Şube Sekreteri Atakan Eren Alevilere yönelik asimilasyon politikalarını PİRHA’ya değerlendirdi.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayınladığı Ramazan genelgesi ile ilgili eğitim örgütlerinin sendikalar ve derneklerin gerekli tepkileri gösterdiklerini belirten Eren, “Tabii ki bunun çok önceki bir süreci var. Türkiye’de zorlu din dersinin başlamasıyla beraber zaten laikliğe ve bilimsel eğitime en büyük darbe vuruldu” dedi.
“ZORUNLU DİN DERSLERİNE KARŞI AÇILAN DAVALAR BELİRLİ İNSANLAR ÜZERİNDE YÜRÜDÜ”
Dönem dönem zorunlu din derslerine karşı gerekli mücadelelerin verildiğini belirten Eren, “Türkiye’de zorunlu din dersine karşı dilekçeler konusunda Türkiye’deki Alevi federasyonuna bağlı olan ya da bağımsız olan örgütlerin sadece yöneticilerini hesaplasak binlerce insan etmesine rağmen, dava açanlar açısından bakıldığında maalesef Türkiye’de biz bu davaya sahip çıkamadık” dedi.
Zorunlu din derslerine karşı açılan davaların sadece belirli insanların başvurusuyla yürütülmeye çalışıldığını belirten Eren, “Onun dışında çok fazla bir dava açılmadı. Dava açılıp kazanılan davalarımız olmasına rağmen var olanı da savunamadık. AİHM ve Türkiye’de kazandığımız davalar vardı. Aynı şekilde Antalya’da kazandığımız bir dava vardı ama bu sınırlı sayıda insanla yürütülebildi” diye belirtti.
Son Ramazan genelgesinin yayınlanmasının dinin kurumsallaştığının işareti olduğunu ifade etti.
“ALEVİ ÖRGÜTLERİ BELLİ ALANLARA SIKIŞMIŞ DURUMDA”
Alevi hareketine yönelik eleştiriler de sunan Eren, “Maalesef örgütlerimiz belli alanlara sıkışmış durumdalar. Bugün Türkiye’de hangi ocaklar var, hangi köyler Alevi, kaç tane Alevi köyü var. Alevi köylerinin sorunları nedir? Ne tür sıkıntılar yaşıyor? Alevi örgütleri maalesef bu sorular hakkında bilgi sahibi değiller” dedi.
Alevi köylerine ilişkin asimilasyon politikalarının devam ettiğine dikkat çeken Eren,” Bu köylerle ilgili örgütlerimizin elinde ne bir rapor var ne bir belge ne de bu işle uğraşan bir komisyonu var” diyerek tepki gösterdi.
Alevi kurumlarının Anadolu’da ve Anadolu dışındaki dergâhları ve ocakları bir bir gezmesi gerektiğini vurgulayan Eren, “Bu insanların dertlerini dinlemesi gerekiyor. Sorun sadece asimilasyon da değil. Bu insanların çok başka sorunları da var. Bugün Alevi köylerinin yol sorunu var, elektrik sorunu var, eğitim sorunu var, sağlık sorunu var” diye belirtti.
“ALEVİ KURUMLARININ İÇ ÇATIŞMALARDAN ÇIKMASI GEREKİYOR”
“Alevi kurumlarının iç çekişmelerden, iç çatışmalardan, iç politikanın yoğun gündeminden bir an önce sıyrılıp kendi gündemlerine dönmesi gerekir” diyen Eren, “Politikadan uzak kalalım demiyoruz. Politikadan uzak kalma şansımız yok zaten. Ama örgütlerimizin bir an önce hızlı bir şekilde toparlanması, bu işe adapte olması gerekiyor. Bunlar yapılmadığında Alevi hareketi ve Alevi toplumunu sorunlarının daha da çoğalacağını, bundan kaynaklı asimilasyonun da çok fazla hızlanacağını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
Cebrail ARLAN/ANTALYA
Yoruma kapalı.