Alevi Haber Ajansi

Yüksel Mutlu: Savaştan çıkışın yolu halklar ve inanç topluluklarının ortak mücadelesidir-VİDEO

PİRHA- DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısını kapitalizmin içine girdiği krizden kaynaklandığını belirterek, halkların, inanç topluluklarının birlikte yaşadığı demokratik bir Orta Doğu’nun mümkün olduğunu söyledi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısını değerledirdi.

Kapitalizmin Orta Doğu’da kaotik süreç yaşadığını vurgulayan Yüksel Mutlu, “Kapitalizmin içine girdiği bu kaos sadece Orta Doğu’yla ilgili değil. Aynı zamanda dünyanın birçok ülkesinde sistem kendine yeni bir arayış, yeni bir çıkış arıyor ve bu çıkışın içinden emperyal güçler çıkarken halkları, inançları, yoksulları, kadınları, emekçileri asla düşünmediler, düşünmeyecekler” dedi.

“ULUS DEVLET MİADINI DOLDURDU”

Suriye, Irak, İran gibi birçok ülkede çatışmalı bir sürecin yaşandığını belirten Yüksel Mutlu, “Orta Doğu tarihsel olarak hep bu çatışmaların içinden çıkmış ama sınırlar oluşturularak küçük ulus devletçikler oluşturulmuş ve bu ulus devletler zaman içerisinde yıprandı. Halkın nezdinde ulus devletler bütün geçerliliğini yitirmiştir. Halkı ezen, yok sayan tekçi bir ulus devlet zihniyeti elbette ki sonsuza kadar yürüyemez” şeklinde konuştu.

“STATÜ KAZABİLİRLER”

Kapitalizme karşı Orta Doğu’da direniş gücünün de olduğunun altını çizen Yüksel Mutlu, “En yakın zamanda Suriye’de gördüğümüz gibi mücadele eden, örgütlü güç haline gelen, kendini ifade edebilen, direnişle kendini gösteren halklar ve toplumlar kendini ifade edebiliyor. Bir statü kazanabiliyor. Bu Rojava’da ifadesini buldu ve şu an mücadelesi devam ediyor. Suriye’de kimlikleri dahil olmayan Kürt halkı bugün bir statü kazanmış durumda” diye belirtti.

“DEMOKRATİK BİR ORTADOĞU MÜMKÜN”

İran’da Humeyni ile başlayan süreçte, Humeyni’nin başta sosyalistler olmak üzere halklara ve yok sayılanlara karşı idam sephalarını kurduğunu hatılratan Yüksel Mutlu, şunları ifade etti:

“Molla rejiminin İran’daki Kürtlere, Belucilere, rejime muhalefet eden güçlere müsaade etmediğini, nasıl zulüm ettiğini İran’daki uyguladığı idamlarından ve katliamlardan biliyoruz. En son Jina Mahsa Amini’nin katledilmesi ile başlayan “Jin, Jin, Azadi” sloganı bugün neredeyse dünyada evrensel bir hal aldı.

Bugün Molla rejimi ABD, İsrail ve ona bağlı güçlerin oluşturduğu güçler tarafından değiştirilmek isteniyor. Emperyalizm kendine bağlı yeni bir güç oluşturmak istiyor. Oradaki örgütlü güçlerin de bu kaotik süreçten bir güçle çıkarıp çıkaramayacağına bakmak lazım. Kürtler, ne molla rejimine eklemlenen ne de ABD emperyalizmine ya da İsrail İsrail’in bölgedeki egemenliğine evet diyen bir noktada değiller.

Üçüncü yol dediğimiz kendi paradigmasını, kendi gücünü oluşturan, kendi mücadelesini yürüten bir güç olması hasebiyle bugün İran’da aslında halkların ve inançların bir arada güç oluşturabileceği bir demokratik İran rejimi olabilir mi, olamaz mı? Mesele tam burada kilitleniyor. Buradan okuduğumuzda mümkün olduğunu görüyoruz. Bu mücadele verilirse, bir araya gelinirse farklı inançlarla, farklı kimliklerle, kültürlerle bir araya gelip güçlü bir örgütlü mücadele oluşturursak bunun mümkün olduğunu düşünüyorum.

21. yüzyılda demokratik bir Orta Doğu oluşturmanın mücadelesini hep beraber vermeliyiz.”

Diren KESER/MERSİN

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.