PİRHA- Yeşil Sol Parti MYK Üyesi Münir Korkmaz ve EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına dair konuştu. Başkavak, Amerika’nın dünyanın hiçbiri yerine demokrasi getirmediği gibi İran’a getirmeyeceğine dikkat çekerken, Korkmaz da, toplumsal muhalefetin Türkiye’deki barışın kalıcı hale gelmesi ve demokratikleşmeye hizmet edecek adımların hızlıca atılması çağrısının süren savaşta ne kadar önemli olduğunun iktidar tarafından anlaşılması gerektiğini belirtti.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları 18’inci gününe girerken, karşılıklı saldırı dalgası devam ediyor.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına dair KHK Platformu’ndan Münir Korkmaz ve EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak ajansımıza konuştu.
Yeşil Sol Parti Merkez Yürütme Üyesi (MYK) Münir Korkmaz, Ortadoğu’da yaşananları ‘savaş karşıtlığı’ üzerinden değerlendirerek, “Amerika Birleşik Devletleri’nin, bağımsız bir ülkeye bu şekilde haydutça saldırısı doğru bir şey değil. Ama bu şu anlama gelmiyor. İran’daki antidemokratik yönetiminin orada Kürtlere yaptığı uygulamaları meşru hale getirmiyor. Veyahut da kadınlara, İran halkına yönelik yaptıkları antidemokratik uygulamaları meşru hale getirmiyor. Karşı çıkma nedenimiz ABD emperyalizminin İsrail ile beraber bir ülkeye bu şekilde saldırmasıdır” dedi.
“ZENGİNLER KAÇIYOR, YOKSULLAR ÖLÜYOR”
Emperyalizmin amacının İran’daki petrol kaynaklarını kazanmak ve kendi politikalarını uygulayacak uydu devletler yaratmak olduğunun altını çizerek, “O anlamıyla bu yapılan müdahaleye itiraz ediyorum. Ama İran halkının geleceğini İran halkları belirleyecek. Onların da mücadelelerinin yanındayız. Emperyalist bir savaş varsa buna karşı çıkmak gerekiyor. Barış yanlılarının görevi bu. Çünkü savaşta genelde emekçi halk çocukları, kadınlar ve yoksullar ölüyor, zenginler kaçıyor” şeklinde ifade etti.
“TÜRKİYENİN BARIŞA İHTİYACI VAR”
Ortadoğu’daki savaşın Türkiye’yi yakından ilgilendirdiğini belirten Korkmaz, Türkiye’nin iç dinamiğinde yürüyen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarıya ulaşmasının ve hiçbir bahaneye takılmadan devam etmesi gerektiğinin altını çizdi: “Çünkü Türkiye’nin buna ihtiyacı var.”
“BİZİM DERDİMİZ ASLINDA TÜRKİYE’Yİ DEMOKRATİKLEŞTİRMESİ OLMALIDIR”
Münir Korkmaz, toplumsal muhalefetin Türkiye’deki barışın kalıcı hale gelmesi ve demokratikleşmeye hizmet edecek adımların hızlıca atılması çağrısının süren savaşta ne kadar önemli olduğunun iktidar tarafından anlaşılması gerektiğine dikkat çekerek, “Demokratik bir ülke olduğumuz zaman aslında bu sorunların hiçbirisi olmayacak. Bizim derdimiz aslında Türkiye’yi demokratikleştirmesi olmalıdır” ifadelerine yer verdi.
“AMERİKA DÜNYANIN HİÇBİR YERİNE DEMOKRASİ GÖTÜRMEDİ”
İran’daki rejimin hem gerici bir rejim olması, hem baskıcı bir iktidar olması nedeniyle dünya kamuoyunda sanki bütün saldırılara hak ediyormuş gibi bir yaklaşımın olduğunu dile getiren EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, “Evet, İran’da gerici aynı zamanda baskıcı, halkına zulm uygulayan bir iktidar var. Bunu yerine koymak lazım. Ama yaşanan sürecin şöylesi bir karşılığı var. Amerika ve İsrail İran’da ilerici bir rejim istediği için saldırmıyor. Amerikan Başkanı Trump bunu açıkça söyledi. Dolayısıyla Amerika’nın İran’dan önceki Afganistan gibi, Irak gibi, Suriye gibi pek çok ülke gibi dünyada hiçbir yere demokrasi, eşitlik, özgürlük, barış götürmediği gibi İran’a da bunları götürmek gibi bir derdi yok” diye belirtti.
“AMERİKANIN TEK DERDİ YERALTI KAYNAKLARI”
Amerika’nın oradaki hesapladığı tek şeyin İran halkının ortak varlığı olan yeraltı kaynaklarına el koymak olduğunu vurgulayan Başkavak, şunları ifade etti:
“Nitekim işte Venezuela’da da Maduro’yu bir operasyonla evinden aldı ve oradaki iktidara da ‘petrolleri, Amerikan şirketleri işlettiği sürece bizim sizinle bir sorunumuz yok’ dedi. O nedenle İran halkının demokrasi, eşitlik, özgürlük isteği ne Amerikan emperyalizmi, ne İsrail siyonizmi ne de bölge gericiliklerinin karşılayabileceği bir şey değildir.
İran halkları kendi mücadelesini kendisi vererek ancak gerçek bir demokrasiyi, gerçek bir eşitliği, gerçek bir özgürlüğü kazanabilir.”
“SAVAŞ EKOLOJİK TAHRİBAT YARATIYOR”
Savaşın ekolojik yıkımına da dikkat çeken Başkavak, “Çünkü bu kadar bombanın, bu kadar savaş araç gerecinin kullanıldığı coğrafyada aynı zamanda toprakta kirleniyor, su da kirleniyor ve önümüzdeki dönemde geri döndürülmez pek çok tahribatla da karşı karşıya kalıyoruz” diye konuştu.
“İRAN HALKININ ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNİN YANINDA DURMALIYIZ”
İran’daki yaşayan halkın Amerika’dan bir demokrasi gelmeyeceğini gördüğüne işaret eden Başkavak, “Bizim gibi sol sosyalist partilerin, emek, demokrasi güçlerinin öncelikli sorumluluğu; İran’a saldırıların durdurulmasını, İran halkıyla da, İran’daki emekçi halk kitleleriyle de dayanışma içerisinde olarak onların demokrasi, eşitlik, özgürlük, barış talebini de desteklemek olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Diren KESER/MERSİN
Yoruma kapalı.