PİRHA- Dr. Ramazan Kaya, anadil kullanımının temel bir insan hakkı olduğunu belirterek, Türkiye’de milyonlarca insanın kamu alanında kendi anadilini kullanamadığına dikkat çekti. Kaya, özellikle sağlık, yargı ve eğitim alanlarında anadilde hizmet verilmesinin bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
Dr. Ramazan Kaya, PİRHA’ya yaptığı açıklamalarda, Türkiye’de milyonlarca insanın hâlâ kendi anadilini kamu alanında kullanamadığını belirtti. Sağlık, eğitim ve yargı gibi temel hizmetlerde anadilin kullanılmasının zorunlu olduğuna dikkat çekti. “Devlet, yok ettiği haklar nedeniyle özellikle Kürt halkına borçlu. Bu haklar bir an önce hayata geçirilmeli” diyen Kaya, şu çağrıda bulunarak, sivil toplum örgütleri, sendikalar ve meslek kuruluşlarının ana dilde hizmet hakkını gündemlerine alması gerektiğini söyledi.
“BİR İNSAN KENDİNİ EN İYİ ANADİLİNDE İFADE EDER”
Dr. Ramazan Kaya, konuşmasında şunları söyledi:
“Şimdi anadil, doğuştan gelen bir haktır. Bir insan haklarının en önemli haklarından birisi, insanın kendi anadilini kullanmasıdır. Dil yasaklaması, bu çağda bir insanın kendi ana dilini kamu alanında kullanamaması kadar acı bir şey yok. Özellikle sağlıkta, yargıda ve eğitimde ana dili kullanmak gerekir. İnsan kendini en iyi anadilinde ifade eder.”
Türkiye’de dil yasaklarının tarihi köklerine de değinen Kaya, Cumhuriyet’in kuruluş dönemlerinde hem savaş koşulları hem de giderek otoriterleşen sistemin etkisiyle birçok dilin yasaklandığını hatırlattı. Kaya, “Geçmişte yapılan hatalar bugünün sancısıdır. Bu haklar tanınmadıkça sorunlar devam eder” dedi.
“TÜM KAMUSAL ALANDA HERKESİN KENDİ ANADİLİNİ KULLANABİLMESİ GEREKİR”
Sağlık alanında yaşanan zorluklara da dikkat çeken Dr. Kaya, özellikle yoğun bakım, çocuk sağlığı, psikiyatrik vakalar ve kadın sağlığı gibi alanlarda hastaların kendilerini anadilinde ifade etmesinin hayati önem taşıdığını dile getirdi:
“Bir insan kamusal sağlık hakkını kullanırken, kendini en iyi anadilinde ifade edebilir. Hekime sorununu anlatırken ya da hemşireyle konuşurken, anadiliyle daha iyi bir iletişim kurar. Anadili, insan haklarının vazgeçilmez bir parçasıdır.”
Kendi meslek hayatından örnek veren Kaya, Sarıkamış’ta görev yaptığı dönemde ana dili Kürtçe olan hastalarıyla Kürtçe iletişim kurduğunu anlattı:
“Bazı hekim arkadaşlar Kürtçe bildikleri halde konuşmuyorlardı, oto sansür uyguluyorlardı. Ben hiçbir zaman bunu yapmadım. Hasta kendini nasıl iyi ifade ediyorsa bırakın öyle ifade etsin. Bu, hem hasta-hekim ilişkisini güçlendiriyor hem de tedavi sürecini kolaylaştırıyor” dedi.
“HERKESİN KENDİ RENGİ, İNANCI VE KÜLTÜRÜYLE VAROLA BİLECEĞİ BİR SİSTEM KURMALIYIZ”
Türkiye’nin çok dilli bir toplum olduğuna dikkat çeken Dr. Kaya, Lazca, Çerkezce ve Arapça gibi dillerin de korunması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye’de devletin Laz, Çerkez, Arap ve Kürt halklarının ana dilde hizmet hakkını sağlaması gerekiyor” dedi.
Kaya, konuşmasında Avrupa’daki çok dilli ülkelerin bölünmediğini, aksine güçlendiğini örnek göstererek, “İsviçre gibi nüfusu küçük bir ülkede bile onlarca dil konuşuluyor ve ülke bölünmüyor. Biz de korkmadan herkesin kendini ifade edebileceği bir sistem kurmalıyız. Anadilde eğitim ve hizmet hakkı tanınması” gerektiğini önemle vurguladı.
Dr. Kaya, gelecekte iktidar ve muhalefetin bu konuda ortak bir irade göstermesi gerektiğini belirterek, “Bu haklar hayata geçirilirse hem ülkemizin önü açılır hem de geçmişteki yanlışların telafisi yapılmış olur” ifadelerini kullandı.
PİRHA/MERSİN
Yoruma kapalı.