Alevi Haber Ajansi

Pirlerden ana dil vurgusu: Dil kaybolursa Yol zedelenir!-VİDEO

PİRHA- Baba Mansur Ocağı Pirlerinden Halim Kızılveren ve Kureyşan Ocağı Pirlerinden Düzgün Dağ, Alevi inancında ana dilin belirleyici rolüne dikkat çekti. Pirler, ibadetlerin talibin diliyle yürütülmesinin inançsal bütünleşmeyi güçlendirdiğini belirterek özellikle Zazaca ve Kırmançki için çağrıda bulundu.

1999’da Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek amacıyla 21 Şubat günü, Uluslararası Anadili Günü olarak kabul edilmiş, anadili ve anadilinde eğitim hakkı güvence altına alınmıştır.

Dünyanın birçok yerinde diller bir bir yok olurken, UNESCO Dünya Tehlike Altındaki Diller Atlası’na göre, Türkiye’de 18 yok olmuş veya yok olma tehlikesi altında olan dil var.

Baba Mansur Ocağı evladı Haşim Kızılveren ve Kureyşan Ocağı’ndan Düzgün Dağ, Dünya Anadili Günü’ne ilişkin konuştu.

Baba Mansur Ocağı evladı Haşim Kızılvere, her toplumun ancak kendi diliyle var olabileceğini belirterek Alevi inancında dilin temel bir unsur olduğunu söyledi. Kızılveren, “Biz de özümüzde, yolumuzda, inancımızda, Pir Talip döngüsünde kullandığımız bir dile sahibiz” dedi.

“HER TOPLUM, HER BİREY KENDİ ANA DİLİNE SAHİP ÇIKMALIDIR”

Alevi toplumunun inanç pratiğini Pir Talip döngüsü üzerinden sürdürdüğünü ifade eden Kızılveren, herkesin kendi ana dilini yaşatması gerektiğini vurguladı. Özellikle Kırmançki konuşanlara seslenen Kızılveren, ana dilde konuşmanın, dua etmenin ve çocuklarla ana dil üzerinden iletişim kurmanın dilin kaybolmaması açısından önemli olduğunu belirtti.

Geçmişte cem ve ibadetlerin ana dilde yürütüldüğünü dile getiren Kızılveren, köylerde ve kentlerde günlük yaşamın da ana dil üzerinden sürdüğünü ifade etti. Büyüklerin dili “Hızır’ın dili” olarak tanımladığını aktaran Kızılveren, ritüellerin ve sohbetlerin ana dilde yapılmasının inançsal süreklilik açısından önemli olduğunu söyledi.

Geçmişte pirlerin birden fazla dil bildiğini belirten Kızılveren, Zazaki, Kırmançki ve Farsça’nın inanç pratiğinde yer aldığını ifade etti. Her bölgenin farklı dil yapısına sahip olması nedeniyle dedelerin ve pirlerin taliplerle iletişim kurabilmek için bu dillere vakıf olmak zorunda olduğunu kaydetti. İbadet ve duaların talibin anlayacağı dilde yapılmasının gönül bağını güçlendirdiğini vurguladı.

“ANA DİLDE SÖYLENEN DEYİŞ DAHA ÇOK ETKİ YARATIYOR”

Ana dilde okunan duaz-ı imamların ve deyişlerin daha derin etki bıraktığını dile getiren Kızılveren, bu ifadelerin özden ve hakikatten gelen bir söylemle aktarıldığını belirtti. İbadetin, anlaşılan dil üzerinden yürütülmesinin manevi yoğunluğu artırdığını söyledi.

Kızılveren, “Ana dilimiz Zazaca’ysa Zazaca, Kürtçe’yse Kürtçe konuşalım. Hangi dil daha anlaşılır ise o dilde uzlaşmak daha verimli olacaktır” diyerek çok dilliliğin zenginlik olduğunu ifade etti.

“ANA DİLDE İBADET TOPLULUĞU PEKİŞTİRİR”

Kureyşan Ocağı Pirlerinden Düzgün Dağ da, ana dilde ibadetin önemine dikkat çekti. Talibin anlayacağı dilde yapılan ibadetin coşkuyu artırdığını ve topluluğu güçlendirdiğini belirten Dağ, Alevi ibadetlerinin tarihsel olarak ana dil üzerinden sürdürüldüğünü söyledi.

Geçmişte ulu pir ziyaretlerinde eski dilde (Zorema’ca) zikredilerek ibadet edildiğini ifade eden Dağ, talibin anladığı dilde ibadet etmesinin inanç pratiğini güçlendirdiğini aktardı.

DERSİM’DE ANA DİL VURGUSU

Dersim bölgesinin pir ve talip yoğunluğunun yüksek olduğu bir Kızılbaş coğrafyası olduğunu belirten Dağ, bölgede ibadetlerin Zazaca ve Kurmancî üzerinden yürütüldüğünü söyledi. Ancak bu dillerin kaybolma riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek, ibadetlerin yeniden ana dil üzerinden güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Pirler, ana dilde ibadetin talip ile pir arasındaki bütünleşmeyi sağlayan önemli bir unsur olduğunu belirterek, dilin korunmasının inançsal ve kültürel devamlılık açısından hayati önemde olduğunu vurguladı.

PİRHA/İSTANBUL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.