PİRHA- Rojava Jineolojî Akademisi, “Kuzey ve Doğu Suriye’de Savaş Suçları” başlıklı kapsamlı raporunu 26 Ocak 2026 tarihinde Kamışlı’da yayımladı. Raporda, 6 Ocak 2026’dan itibaren Halep, Rakka, Tabka, Deir ez-Zor, Kobanî, Haseke ve Kamışlı hattında Heyet Tahrir El Şam (HTŞ), IŞİD hücreleri ve paramiliter grupların müdahaleleri çerçevesinde uluslararası insancıl hukuka aykırı eylemler gerçekleştirildiği belirtildi.
Akademi, söz konusu eylemlerin “tesadüfi çatışma sonuçları değil, planlı ve çok yönlü bir savaş konsepti” kapsamında yürütüldüğünü savundu.
6 OCAK’TA BAŞLAYAN SALDIRI DALGASI
Rapora göre saldırılar 6 Ocak 2026’da Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde başladı. Kürt nüfusun yoğun yaşadığı bu mahallelerde:
-
Elhasan Camisi,
-
Şeyh Maksud Büyük Camisi,
-
Halid Fecir Hastanesi,
-
Osman Sivil Hastanesi,
-
15. ve 16. sokaklardaki sivil konutlar bombalandı ya da hedef alındı.
Raporda, HTŞ; IŞİD ve Türkiye destekli paramiliter grupların saldırılarına ait delil olarak fotoğraf, görüntü ve Kürt Kızılayı raporlarında bulunduğu ileri sürüldü.
SİVİL ÖLÜMLERİ VE HEDEFLİ İNFAZLAR
Raporda yer alan tarihli olaylar arasında şunlar bulunuyor:
-
8 Ocak: Öğretmen Melek Halel Ali’nin öldürülmesi
-
9 Ocak: Dr. Adnan Arif Osman ve Dr. Ali Hanif Osman’ın öldürülmesi
-
8 Ocak: Reşo ailesinden 5 kişinin hedef alınması
-
10 Ocak: Akreş ailesinden 4 kardeşin öldürülmesi
-
18 Ocak: Salih ailesinden 6 kişinin öldürülmesi
-
27 Ocak: Avukat Süleyman İsmail’in öldürülmesi
Ayrıca 6 Ocak’ta top atışları sonucu 51 kişinin yaralandığı belirtildi.
ÇOCUK ÖLÜMLERİ
Raporda, 8 Ocak’ta Halep’te üç kardeş çocuğun aileleriyle birlikte öldürüldüğü; aynı gün 12 yaşında bir çocuğun yaşamını yitirdiği; 24 Ocak’ta Kobani’de oksijen kesintisi nedeniyle bir çocuğun öldüğü belirtildi.
Bu eylemler, uluslararası hukuka göre savaş suçu kapsamında değerlendirildi.
İŞKENCE VE İNSANLIK DIŞI MUAMELE
Raporda, 21 Ocak’ta Rakka’da bir SDG savaşçısının saçının kesildiği ve öldürüldükten sonra teşhir edildiği belirtildi.
10 Ocak’ta Halep’te:
-
Ş. Deniz Çiya’nın cenazesinin yüksek bir binadan atıldığı,
-
Bir iç güvenlik görevlisinin kalp ve gözlerinin çıkarıldığı,
-
Cenazelerin sürüklendiği ileri sürüldü.
Bu eylemler Cenevre Sözleşmeleri kapsamında “ağır ihlal” olarak tanımlandı.
Rapora göre 6–12 Ocak tarihleri arasında Halep’in Şeyh Maksud mahallesinde 278 sivil kaçırıldı. Kadın ve çocukların da bu kişiler arasında olduğu ve akıbetlerinin belirsiz olduğu belirtildi.
18 Ocak’ta Kürt Kızılayı üyesi Tahir Rakan’ın rehin alındığı; Tabka’da 2’si savaşçı ve 10 kadının kaçırıldığı belirtildi.
ZORLA GÖÇ ETTİRME
Akademi, 7–10 Ocak’ta Halep’te yüzlerce sivilin evlerinden zorla çıkarıldığını; 17–19 Ocak’ta Rakka ve Tabka’da benzer göç dalgalarının yaşandığını kaydetti.
Evlerin yağmalandığı, sivillerin eşyalarına el konulduğu, göç yollarında saldırılar yaşandığı öne sürüldü.
Raporda 6–10 Ocak’ta Halep’te, 10–14 Ocak’ta Meskene’de, 19 Ocak’ta Haseke’de ve 21 Ocak’ta Kamışlı’da Bayraktar tipi silahlı insansız hava araçlarının kullanıldığı belirtildi.
Türkiye’nin operasyonel yönlendirme ve hedef belirleme süreçlerine doğrudan katıldığı ileri sürüldü.
KADIN KURUMLARINA VE KÜLTÜREL ALANLARA SALDIRI
Raporda şu olaylar yer aldı:
-
6 Ocak: Nagihan Akarsel Okuma Evi’nin ele geçirilmesi
-
14 Ocak: Rakka’da Zennubiye Kadın Derneği merkezinin yağmalanması ve yakılması
-
23 Ocak: Tabka’da Jineoloji Araştırma Merkezi’nin yağmalanması
-
Kadın heykellerinin yıkılması
Bu saldırılar “kadın devrimi değerlerine ideolojik saldırı” olarak tanımlandı.
24 Aralık 2025 ve 8 Ocak 2026’da Şeyh Maksud Şehit Mezarlığı’nın bombalandığı; 24 Ocak’ta Haseke Şeddade’de mezarlıkların tahrip edildiği kaydedildi.
26 Ocak’ta Rakka’da cenazelerin yakıldığı iddia edildi.
Raporda HTŞ’nin Tişrin Barajı’na saldırarak su akışını kestiği; Kobani’de su, ilaç ve elektriğin engellendiği; Halep’te Kürt mahallelerine ağır ambargo uygulandığı ileri sürüldü.
Raporda ayrıca, HTŞ saldırılarının ardından bazı IŞİD militanlarının serbest bırakıldığı; bunun bölgesel güvenlik açısından ciddi tehdit oluşturduğu savunuldu.
ULUSLARARASI SORUŞTURMA ÇAĞRISI
Rojava Jineolojî Akademisi, raporun sonunda şu çağrıda bulundu:
-
HTŞ tarafından işlendiği iddia edilen tüm savaş suçları bağımsız ve uluslararası mekanizmalarca soruşturulmalı,
-
Sorumlular yargılanmalı,
-
Uluslararası toplum sessiz kalmamalı.
Raporda yer alan bulguların fotoğraf, video, saha tanıklıkları ve yerel kurum raporlarına dayandırıldığı belirtildi.
(HABER MERKEZİ)
Yoruma kapalı.