PİRHA- Abdal Musa ve Kaygusuz Abdal’ın anlatıldığı Muhabbet Cemi’nde konuşan yol yürütücüleri, Alevi dergahlarının birer “üniversite” olduğunu vurgulayarak, tarih boyunca Alevilerin eşitlikçi ve ortak yaşam anlayışı nedeniyle zulme ve katliamlara maruz bırakıldığını ifade etti.
Abdal Musa ve Kaygusuz Abdal’ın yaşamlarının anlatıldığı Muhabbet Ceminde, Alevi dergâhlarının tarihsel rolüne ve komünal yaşam geleneğine dikkat çekildi. Cem’de yapılan konuşmalarda, Alevilerin yalnızca inançlarından değil, eşitliğe ve ortak yaşama dayalı toplumsal örgütlenmeleri nedeniyle geçmişten bugüne zulüm ve katliamlara maruz kaldıkları vurgulandı.
Antalya’da bulunan Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği’nde yürütülen Muhabbet Cemi; derneğin Eşit Başkanları Baba Süleyman Demir ve Gülçin Akça ile Hüseyin Abdal Ocağı evlatlarından zakir İlyas Şimşek tarafından yürütüldü.
“ABDAL MUSA’YI YETİŞTİREN KADINCIK ANA’DIR”
Cem’de konuşan Hüseyin Abdal Ocağı evlatlarından İlyas Şimşek, Abdal Musa’nın Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nda Kadıncık Ana’dan eğitim aldığını belirterek, “Abdal Musa bu dergâhta aldığı eğitimle yol erkânını yürütmüştür” dedi.
Abdal Musa’ya dair anlatılan kerametlerin ve söylencelerin tarihsel bir arka plana sahip olduğunu ifade eden Şimşek, “Uçarsu efsanesi, Murat Baba’nın değirmeni gibi anlatılar vardır. Bunlar söylence gibi görünse de tarihsel gerçekliğe dayanır. Çünkü yazılı tarih zayıf olduğu için bu bilgiler dedeler ve dervişler aracılığıyla nakil yoluyla aktarılmıştır” diye konuştu.
“DERGÂHLARDA KOMÜNAL YAŞAM SÜRÜYORDU”
Abdal Musa Dergâhı’nın 600 dönümlük bir arazi üzerine kurulu olduğunu belirten Şimşek, tarihsel kaynaklarda bu alanda komünal bir yaşamın sürdürüldüğünün açıkça görüldüğünü söyledi. Şimşek, “Abdal Musa dergâhında yönetim rızalıkla yürütülüyordu. İnsanlar birlikte üretiyor, birlikte tüketiyordu. Sistemden uzak, ortak yaşam esas alınıyordu” dedi.
Osmanlı döneminde savaşta başarı göstermeyenlere dergâh açma izni verilmediğini aktaran Şimşek, Abdal Musa’nın tahta kılıçlı dervişleriyle Bursa’nın fethine katıldığını ve bu nedenle dergâh açma izni aldığını ifade etti.
“KAYGUSUZ ABDAL’IN YOL’a GİRİŞİ TARİHSEL BİR KIRILMADIR”
Kaygusuz Abdal’ın Yol’a girişinin sıradan bir olay olmadığını vurgulayan Şimşek, Alanya Beyi’nin oğlunun tüm makam ve iktidarı terk ederek dergâha sığındığını hatırlattı. Şimşek, “Bugün bir cumhurbaşkanının oğlunun gelip bir cemevine hizmet ettiğini düşünebilir miyiz? Ama Alanya Beyi’nin oğlu geliyor, benliğini bırakıyor, hiçlik makamında hizmete başlıyor” dedi.
Kaygusuz Abdal’ın isminin Abdal Musa tarafından verildiğini aktaran Şimşek, “Kaygusuz dergâha geldiğinde çok kaygılıydı. Abdal Musa ona, ‘Kaygını geride bırak, bundan sonra adın Kaygusuz olsun’ dedi” ifadelerini kullandı.
“DERGÂHLAR BİRER ÜNİVERSİTEYDİ”
Daha sonra söz alan Yol yürütücüsü Baba Süleyman Demir, Alevi dergâhlarının yalnızca inanç merkezleri değil, aynı zamanda eğitim ve üretim merkezleri olduğunu belirtti. Demir, “Hacı Bektaş Dergâhı’ndan sonra Seyyid Ali Sultan, ardından Abdal Musa Dergâhı kurulmuştur. Kaygusuz Abdal ise Mısır’a gönderilerek Kasr-ı Ayn dergâhını kurmuştur. Bu dergâhların tamamı birer üniversite niteliğindedir” dedi.
“ALEVİ DERGÂHLARININ BULUNDUĞU HER ALANDA KOMÜNAL YAŞAM VARDIR”
Evliya Çelebi’nin anlatılarına değinen Demir, Abdal Musa Dergâhı’nda değirmenlerin, hayvanların ve toprakların ortak kullanımda olduğunu söyledi. Demir, “Topraklar birlikte ekilir, ürünler eşit biçimde paylaşılırdı. Kimsenin ‘benim’ dediği bir şey yoktu” diye konuştu.
Alevilere yönelik tarihsel baskıların nedeninin inançtan ziyade bu yaşam biçimi olduğunu vurgulayan Demir, “Biz Ali’yi, Hasan’ı, Hüseyin’i sevdiğimiz için değil; eşitliğe dayalı komünal yaşamı savunduğumuz için katliamlara uğradık” ifadelerini kullandı.
Muhabbet Cemi, gülbenglerin okunması, deyiş ve nefeslerin söylenmesiyle devam etti. Semahların dönülmesinin ardından çerağlar sırlanarak lokmalar pay edildi.
Cebrail ARSLAN/ANTALYA
Yoruma kapalı.