PİRHA – ABF Başkanı Mustafa Aslan, Rojava’daki saldırılara karşı Türkiye’nin tutumunu eleştirdi. Aslan, “Çıkıp ‘Kürtler, Aleviler kardeşimiz’ deniliyor ancak kendilerinin beslediği katiller tarafından şu an katliamlar yapılıyor. Bu nasıl bir kardeşlik? Demek ki bağımız yok!” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Rojava’da süregiden saldırılarla birlikte Türkiye kamuoyunda da HTŞ’ye dönük halk tepkileri devam ediyor.
Diğer taraftan katliamlar ve işkencelere ses çıkarmayan kesimler “Türk-Kürt kardeşliği” vurgusu yaparak HTŞ’nin saldırılarına adeta destek çıkıyor.
AKP-MHP hükümetinden ana muhalefet partisine kadar “Suriye’de Kürtlere değil, teröristlerle mücadele ediliyor” söylemiyle IŞİD zihniyetli cihadistlerin saldırıları meşru görülüyor.
“DEMEK Kİ BAĞIMIZ YOK”
Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan, Rojava’ya dönük saldırılar sonrası Türk-Kürt vurgusu yapanlara ilişkin “Kardeşlik hamasetinin samimiyetten uzak olduğunu herkesin bilmesi lazım” sözleriyle eleştirdi. “Bu nasıl bir kardeşlik?” sorusunu gündeme getiren Aslan, şunları söyledi:
“Çıkıp ‘Kürtler, Aleviler kardeşimiz’ deniliyor ancak kendilerinin beslediği, yetiştirip, donattığı katiller tarafından şu an katliamlar yapılıyor. Bu nasıl bir kardeşlik? Önce bunu sormak lazım. Suriye’deki bir paylaşım savaşı değil. Burada bir var olma ve yok olmama mücadelesi veriliyor. Kürtlerin şu an Suriye’de Aleviler, Dürziler, Hristiyanlar ve diğer halk ve inançlar gibi bir varolma mücadelesi içinde. Bu mücadeleye karşı HTŞ denilen cihatçı grubu desteklemek, onları tebrik etmek, onların halklara ve inançlara karşı katliamına sessiz kalmak kardeşlikle bağdaşmaz. Bunu herkesin bilmesi lazım!
Türkiye yıllardır içeride sıkıştığında ‘Aleviler kardeşimiz, Kürtler kardeşimiz’ sözlerini sarf ediyor. Bu durum, samimiyetten uzak, gerçeği yansıtmadığının kanıtıdır. Bir kardeş katlediliyorsa ve buna sessiz kalınıp hatta yok edenlerden taraf tavır alıyorsanız bu olsa olsa samimiyetsiz bir davranıştır. Demek ki bağımız yok!”
“KOMŞUMUZ BİR ŞERİAT DEVLETİ OLACAK!”
ABF Başkanı Mustafa Aslan, Suriye’deki tüm halk ve inançların, demokratik bir Suriye’yi kendi iradeleriyle inşa etmeleri gerektiğini de söyledi. Suriye’de demokrasiden ve seküler yaşamdan yana olanlara karşı tahammülsüzlük olduğunu belirten Aslan, “Bu ne Suriye’de yaşayan halklar, inançlar için ne de Türkiye’de ve coğrafyamız için bir umut değil. Bir karamsarlık. Gelecek komşumuz bir şeriat devleti olacak! Bir Afganistan olacak. Buna Türkiye’deki her vicdan sahibi insanın karşı durması gerekir” dedi.
“BU DİL BU SÜRECİ OLUMSUZ ETKİLER”
Suriye’de yaşananların Türkiye’deki sürece de ciddi etkilerinin olacağını söyleyen Mustafa Aslan, AKP’nin politik dil değiştirdiğine dikkat çekti. Demokratikleşme konusunda kritik bir aşamaya gelindiğini belirten Aslan, şu değerlendirmeyi yaptı:
“AKP’nin son grup toplantısına baktığımızda, 2 yıl önceki dile dönmeye başladılar. Yani yok sayan, inkar ve nefret eden bir savaş dili var. Bu durumun Türkiye’deki süreci olumsuz etkileyeceği kesin. Yani Türkiye’nin bir Suriye, Irak, Afganistan olmaması konusunda eğer devleti yönetenler kararlıysa, toplumsal bir barış sağlanacaksa, buna yönelik bu dilden bir an önce uzaklaşması gerekiyor. Bu dil bu süreci olumsuz etkiler. Bir taraftan içeride ‘kardeşimiz’ diyeceksiniz ama bir diğer tarafta kardeşlerinizin akrabaları katledildi! Umarım Türkiye’de demokrasi mücadelesi veren toplumsal kesimler; Aleviler, Kürtler, demokratlar bu sürecin tekrar barış sürecine dönüşmesi konusunda ortak mücadele edip cephe açar. Yoksa iktidarın son grup toplantılarına baktığımızda dil gerçekten de 2015’e tekrar dönmeye başladı. Bu durum hayra alamet değil.”
Eren GÜVEN/İSTANBUL
Yoruma kapalı.