Alevi Haber Ajansi

Cumartesi Anneleri 1086. haftada Abdullah Canan’ı andı: Cezasızlık Kalkanı Kaldırılsın!VİDEO

PİRHA- Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’ndaki 1086. hafta buluşmasında 1996 yılında gözaltında kaybedilen Abdullah Canan dosyasını yeniden gündeme taşıdı. Açıklamada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına rağmen faillerin cezasız bırakıldığı vurgulandı.

 

Cumartesi Anneleri/İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyonu, Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdikleri 1086. hafta eyleminde, 17 Ocak 1996’da gözaltına alındıktan sonra öldürülen Abdullah Canan’ı andı.

Açıklamada, adaletsizlik, keyfi yasaklar ve hukukun askıya alınmasının toplumsal barışı tehdit ettiği vurgulanarak, “Adaletin yerini keyfililik aldığında insanlar sorunlarını hukuk içinde çözme inancını yitirir. Bu da öfkeyi, umutsuzluğu ve dışlanmışlık duygusunu derinleştirir” denildi. Kalıcı barış ve toplumsal huzurun ancak hukukun üstünlüğünün tesis edilmesiyle mümkün olduğu ifade edildi.

GÖZALTINDA KAYBEDİLDİ, İŞKENCE GÖRMÜŞ BEDENİ BULUNDU

43 yaşındaki iş insanı Abdullah Canan’ın Yüksekova’da yaşadığı bölgede kendisi ve ailesini hedef alan ağır hak ihlalleri nedeniyle savcılığa başvurduğu hatırlatıldı. Canan’ın, Yüksekova Dağ Komando Tabur Komutanı Binbaşı Mehmet Emin Yurdakul hakkında yedi yakınıyla birlikte suç duyurusunda bulunduğu belirtildi.

Açıklamaya göre, bu başvurunun ardından Abdullah Canan ve iki şikayetçi tabura çağrıldı. Canan’ın şikayetinden vazgeçmeyi reddetmesi üzerine, tanıklar önünde tehdit edildiği ifade edildi. Kısa bir süre sonra, 17 Ocak 1996 sabahı Hakkari’ye gitmek üzere evinden çıkan Abdullah Canan’ın Yüksekova-Van Karayolu’nda askerler tarafından durdurularak gözaltına alındığı ve Yüksekova Dağ Komando Taburu’na götürüldüğü aktarıldı.

Ailenin yaptığı tüm başvuruların yanıtsız bırakıldığı, 21 Şubat 1996’da ise Abdullah Canan’ın ağır işkence görmüş cansız bedeninin Yüksekova-Esendere Karayolu üzerindeki bir menfezde bulunduğu belirtildi. Canan’ın elleri, ayakları ve ağzının bantlı olduğu kaydedildi.

TANIK İFADELERİ VE AİHM KARARI

Yüksekova Taburu’nda görev yapan itirafçı Kahraman Bilgiç’in savcılığa verdiği ifadede, Abdullah Canan’ın taburda işkenceyle sorgulandığını ve Binbaşı Yurdakul’un talimatıyla öldürüldüğünü anlattığı aktarıldı. Albay Kadir Oğuz’un da Canan’ı tabur revirinde başı sarılı halde gördüğünü beyan ettiği hatırlatıldı.

Bu beyanlar üzerine açılan davada sanıkların beraat ettiği, kararın Yargıtay tarafından onandığı belirtildi. Ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 26 Haziran 2007 tarihli kararında, Abdullah Canan’ın gözaltında öldürüldüğünün ve ağır işkence gördüğünün tespit edildiği vurgulandı. AİHM’in Türkiye’yi yaşam hakkını ve işkence yasağını ihlal etmekten oy birliğiyle mahkûm ettiği hatırlatıldı.

AİLEDEN VE HUKUKÇULARDAN ADALET ÇAĞRISI

Eylemde konuşan Abdullah Canan’ın oğlu Vahap Canan, 17 Ocak’ın aileleri için bir yas günü olduğunu belirterek, babasının onurlu bir şekilde adalet aradığını ve davasından vazgeçmediğini söyledi. Galatasaray Meydanı’ndaki buluşmaların engellenmesine de tepki gösteren Canan, “Burada 10 kişi de olsak 10 binlerin sesiyiz” dedi.

Hakkari Barosu Başkanı Ergün Canan ise, Abdullah Canan dosyasının cezasızlık politikalarının somut örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Cumartesi Anneleri’nin taleplerinin hukuki ve meşru olduğunu ifade eden Canan, “Bu dosyalar zaman aşımıyla kapatılamaz. Hukuk gerçeği gizleyen değil, ortaya çıkaran bir mekanizma olmalıdır” dedi.

Eylem, Abdullah Canan ve tüm gözaltında kaybedilenler için Galatasaray Meydanı’na karanfiller bırakılmasıyla sona erdi.

PİRHA/İSTANBUL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.