PİRHA- Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin “kritik aşaması” olarak nitelendirilen İmralı ziyareti 24 Kasım’da gerçekleşti. Bugüne dek yalnızca devlet kanadının temas kurduğu PKK lideri Abdullah Öcalan ile ilk kez siyasi bir heyet görüşme yaptı. Ziyaret, hem içeriği hem de yol açtığı tartışmalar açısından birçok ilke sahne olurken, özellikle CHP’nin sürece dair tutumu parti tabanı da dahil olmak üzere geniş kesimlerde eleştiri topladı.
Bu gelişmeler ışığında Alevi toplumundan sürece dair değerlendirmeler de geldi.
“BARIŞ SÜRECİ YALNIZCA KÜRTLERLE SINIRLI OLMAMALI”
Babamansur Ocağı evladı, Şişli Belediyesi Meclis Üyesi ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Okmeydanı Cemevi Yönetim Kurulu Başkanı Eren Yıldırım, sürecin mevcut aşamasını PİRHA’ya değerlendirdi. Yıldırım, barışın Alevi toplumu için temel bir ideal olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Pir Hünkar Hacı Bektaş Veli, 72 milleti bir nazarla görmüşse, bu ülkedeki tüm toplumların bir arada ve barış içinde yaşaması bizim için olmazsa olmazdır. Bu nedenle barış sürecini kıymetli buluyoruz ancak sürecin sağlam temeller üzerinde inşa edilmesi gerekiyor. AKP’nin yıllardır Kürtlere, Alevilere ve ötekileştirdiği tüm kesimlere yönelik baskı politikaları ortada.”
Yıldırım, sürecin kapsayıcı olması gerektiğini belirterek, “Barış süreci sadece Kürtlerle değil; yıllardır eşit yurttaş olarak görülmeyen Alevi toplumunu da içermeli. LGBT+’lar, Cumartesi Anneleri, tüm ötekileştirilen topluluklar bu sürecin parçası olmalıdır” diye konuştu.
“HER NE OLURSA OLSUN BARIŞTAN YANA TAVIR ALMALIYIZ”
CHP’nin İmralı’ya gitmeme kararını da değerlendiren Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu kararın gerekçesini bilmiyorum ancak bir Alevi dedesi olarak şunu söylemeliyim: Benim önceliğim Alevilik ve Alevilik her zaman barıştan yana olmuştur. Çocukların ölmediği, evlerin yıkılmadığı, kimsenin kaçırılmadığı bir dünya özlemi bizim doğal arzumuzdur. Bu nedenle her koşulda barışı desteklememiz gerekiyor.”
MECLİSTE SÜREÇ DEVAM EDİYOR
İmralı görüşmesinin ardından gözler, Meclis’te hazırlıkları sürdürülen yasal düzenlemelere çevrildi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı önerilerin hafta başına kadar Meclis Başkanlığı’na sunulması, 4 Aralık’ta ise raporda yer alacak başlıkların görüşülmesi bekleniyor.
“SORUN EN İYİ MUHATAPLARIYLA ÇÖZÜLÜR”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Ağçal da barış ve demokratik çözüm sürecine dair görüşlerini paylaştı. Türkiye’nin barışa hasret olduğunu söyleyen Ağçal, sürecin doğru adımlarla ilerlemesi gerektiğini belirtti:
“Bir sorunu en iyi muhataplarıyla çözebilirsin. Alevilerin sorunlarını Alevi kurum temsilcileri olmadan çözmeye çalışan devlet, nasıl yüzeysel kalıyorsa, Kürt sorununun çözümü de muhataplarıyla konuşularak mümkün olabilir. Talepler masaya yatırılmalı, toplumun da dahil edildiği demokratik bir süreç örülmeli.”
“SARAY İKTİDARI BİR ADIM ATMIŞ DEĞİL”
Ağçal, sürecin şeffaf yürütülmediğine dikkat çekerek şu eleştiride bulundu:
“Hala bilinmeyen çok fazla konu var. Süreç kapalı kapılar ardında ilerliyor ve toplum bu sürecin içinde değil. En önemlisi de cumhurbaşkanının konuşmadığı bir dönemden geçiyoruz. Bir önceki barış süreci, bugün konuşmayan kişinin tek sözüyle bitmişti. Bu nedenle asıl odaklanılması gereken İmralı değil saraydır.”
PKK’nin silah bırakıp örgütü lağvettiğini ve önemli adımlar attığını vurgulayan Ağçal, “Bu ciddi adımlara rağmen saray iktidarı henüz bir adım atmış değil, bir söz dahi kurmuş değil” dedi.
Eren GÜVEN – İsmail YILDIRIM/İSTANBUL
Yoruma kapalı.