Alevi Haber Ajansi

‘Alevi köylerine ayrımcılık uygulanıyor’-VİDEO

PİRHA–Deprem felaketinde Adıyaman’da çalışmalar yürüten Adıyaman Barosuna bağlı avukatlar süreç boyunca yaşadıkları sıkıntıları PİRHA’ya anlattılar. Yardımların dağıtımında ayrımcılık yapıldığını belirten avukatlar, yurttaşların hukuksal destek almaları konusunda baroya başvurma çağrısında bulundular.

6 Şubat tarihinde 11 ili ve 13 milyon insanı etkileyen büyük felakete yol açan depremde on binlerce yurttaş hayatını kaybedip, yüzbinlercesi yaralanırken, milyonlarca insan yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldı.

Deprem felaketinin üzerinden iki aydan fazla geçmesine karşın, yurttaşların temel ihtiyaçları giderilebilmiş değil. Su, gıda, hijyen malzemesi ve çadır sorununun devam ettiği kentlerde, enkazlar ‘hızlı’ bir şekilde kaldırılıyor. Tarım alanlarına ve Alevi köylerinin bulunduğu alanlara dökülen molozlar tehlike saçarken, deprem felaketinin yaşandığı bölgede ayrımcı politikalar uygulanıyor.

Deprem felaketinin yaşandığı illerden biri olan Adıyaman’da çalışmalar yürüten Adıyaman Barosuna bağlı avukatlar süreç boyunca yaşadıkları sıkıntıları PİRHA’ya anlattılar.

“ADIYAMAN’IN TÜM İLÇELERİNE VE TÜM KÖYLERİNE YARDIM GÖNDERDİK”

Adıyaman Baro Sekreteri avukat Erol Dede, deprem felaketinin yaşandığı Adıyaman’da ilk günden ititbaren Türkye Barolar Birliği’nin gönderdiği ayni yardımların yurtttaşlara ulaştırılması konusunda faaliyet yürüttüklerini belirterek, “Gelen tüm tırları depoya yönlendirdik ve depo üzerinden Adıyaman’da en çok nerelere yardım gitmemiştir tespitine gittik. Dağ köyleri olsun, gidilmeyen ilçeler olsun, yolu kapanan yerler olsun, hiçbir şekilde yardım gitmiyordu. Biz buradan köylere, ilçelere birebir tırlarla gönderiyoruz. Tırların gitmediği yerlere kamyonetler yükledik. Adıyaman’ın tüm ilçelerine ve tüm köylerine yardım gönderdik” dedi.

“YURTTAŞLARA HUKUKSAL DESTEK SUNUYORUZ”

Aynı zamanda depremzedelere hukuksal destekte sunduklarını ifade eden Dede, “Binalarda vefat eden vatandaşların ailelerine mirasçılarla görüşüyoruz. Dosyalar müdahale etmeye çalışıyoruz. Şikayetçi olurken sadece dilekçede müteahhit ya da yapı denetim belirtmiyoruz. Burada Adıyaman Belediyesi, Çevre Şehirciliği de belirtiyoruz. Yani kurumları da şikayet ediyoruz. Burada insanların hakları neler olduğunu, halklarına nasıl erişeceklerini, şikayet ve başvuru dilekçelerinin nasıl yapılacağını anlattık. Yurttaşların yaşamış olduğu birçok sorun var. Bu sorunların çözülmesinde yardımcı oluyoruz” diye konuştu.

“ALEVİ KÖYLERİNE AYRIMCILIK UYGULANIYOR”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerinin gerekli duyarlılığı göstermediğini vurgulayan Dede, “Umursamıyor. Umursamamasının sebebi de Alevi köylerinin olmasıdır. Alevi köyleri olduğu için dış kapının dış mandalı gibiyiz. En son müdahalede en son yardımın geldiği yer. En son artarsa yaparız dedikleri bir yer. Ondan dolayı da hiçbir şekilde, hiçbir çalışma yapılmamış” diyerek AFAD’ın yapılan yardımları engelleme girişimlerinin de süreç boyunca yaşandığını ifade etti.

Avukat Müslüm Doğan da, çadırkentlerde yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek, “Adıyaman’da kurulan çadırkentlerde sorunlar devam ediyor. Yetkililerin dolaştığı ve basına servis edilen yerlerde herşey yolunda gibi gösterilirken, hemen yanı başındaki yerde sorunlar diz boyu. Aile Bakanına bağlı sosyal hizmetler görevlileri gelip bizden ikinci el kıyafet, bebek bezi, mama alıp çadırlarına götürüp oradaki halka dağıtıyor. AFAD’ın kontrolü altındaki çadırlarda bile eksik var. O eksikleri biz tamamladık” şeklinde konuştu.

“ENGELLEMELERLE KARŞILAŞIYORUZ”

AFAD’a gerekli desteği sunmalarına karşın AFAD tarafından çoğu yerde engellendiklerinin altını çizen Doğan, “Çadır kentlerde biz hukuki bilgilendirme için girdiğimizde AFAD yetkilisinin gelip sizin izniniz yok, izin gösterin, giremezsiniz dediler. Biz direndiğimizde ise arkamıza jandarmayı, polisleri çağırarak bizi zorla dışarı atacaklarını söylediler. Bir başka durum da çadırkentlerde karşılaştığımız vahim tablo şu; Biz çadırkentte standımızı kurduk. Sakallı kendine imamım diyen biri  geldi ve ‘siz ne yapıyorsunuz burada?’ diye sordu. Bizde depremzedelerle ilgili hazırlamış olduğumuz kitapçığı verdik. Açtı okudu. Beş dakika sonra AFAD yetkisiyle birlikte gelip ‘sizin burada çalışma izniniz yok. Buradan çıkın’ diye bizi kovdular. Oranın güvenliğini sağlayan asker ve polise de emir verebiliyordu” diyerek engellemelerin devam ettiğini söyledi.

“TÜM DELİLLERİ TOPLUYORUZ”

Adıyaman’da yıkılan, can kaybının ve yaralanmanın olduğu binların enkazlarında görevlendirilen savcılarla beraber çalışma yürüttüklerini dile getiren Doğan, “Her bir savcı grubunun yanında bir avukat arkadaşımız onlarla birlikte gözlemci niteliğinde geziyordu. Gerçekten deliller toplanıyor mu toplanıyor mu diye. Türkiye Barolar Birliği de enkaz uygulamasını kurdu. Enkaz radar uygulamasını biz avukatlar olarak biz harita çıkardık. Bütün mahalleleri ayırdık. Binalardan elde edilen bütün deliller Ankara’da toplanıyor. Süreç içerisinde yurttaşlarımızın hak kaybına yol açılmaması için gerekli girişimlerde bulunacağız” ifadelerini kullandı.

Rohat EMEKÇİ-Kamil Murat DEMİR/ADIYAMAN

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak