Alevi Haber Ajansi

Gazeteci Güller’den AKP’li Besli’ye: Siz, bir inancın çocuklarına nasıl ‘yalancı’ dersiniz?

PİRHA-Gazeteci Savaş Güller, Alevi ve Kürtlere yönelik nefret söyleminde bulunan AKP’li Hüseyin Besli’ye bir mesaj göndererek, tepkisini dile getirdi. Güller, “Çifte kavrulmuş yalancı” nasıl bir tabirdir! Siz milyonları içine alıp barındıran bir inancın çocuklarına nasıl böylesi bir yaftalamada bulunuyorsunuz? Bunu geçtim, böyle bir hakkı kendinizde nasıl görüyorsunuz? diye sordu. 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili yazdığı yazıda Alevi ve Kürtlere yönelik nefret söylemi içeren ifadeler kullanan Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli’ye bir tepki de Gazeteci Savaş Güller’den.

Besli, yazısında “Alevi, Kürt bir aile çocuklarına Alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği, öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır. Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir” şeklinde nefret söylemlerinde bulunmuştu.

Gazeteci Güller, Besli’ye mail yoluyla bir mesaj göndererek, konuya ilişkin düşüncelerini ifade etti. Güller’in mesajı şu şekilde:

“Merhaba,

Merhaba derken bile hicap duyarak yazıyorum. Yazınız bir Alevi genci olarak beni derinden üzdü. Öncelikle yazınız başta aşağı hatalarla dolu. Üst üste kurmuş olduğunuz hoyrat cümleler nedeniyle bunu bilerek veya isteyerek yazdığınıza da kişisel bir kanaatim olarak eminim. Bir köşe yazarı olmanız nedeniyle bu denli hassas bir konuda hiç araştırmadan böylesi “beylik” cümleler kurmanıza çok şaşırdım.

“LİDER, SÜNNİ OLSAYDI BU YAZIYI YAZACAK MIYDINIZ?”

Öncelikle yazınızda bir lideri veya kişiyi, kimliği üzerinden bir değerlendirmeye tutmanız son derece ırkçı ve mezhepçi bir tutum. Lider Sünni olsa da bu yazıyı yazacak mıydınız, merak ediyorum doğrusu.

İkincisi evet Alevi vatandaşlar, iktidarlardan daha çok Osmanlı’dan bugüne gelen sistematik devletçi geleneğin ve Sünni toplumun baskısı sebebiyle kimliklerini yer yer gizlemişlerdir. Gizlemek ile yalan söylemek sizce nasıl aynı anlamı taşıyor, bunu anlamakta güçlük çekiyorum. CHP başta olmak üzere bilhassa tüm partiler döneminde benzer devletçi gelenek vuku bulmuştur.

“BU YAZI TARİHE GEÇECEK BİR İBRET VESİKASI OLACAKTIR”

Alevilerin kimliklerini ifade etmeleri sizlerin dediği gibi düne kadar olan bir olgu değildir. 1980’lerde, özellikle 12 Eylül öncesi ve sonrası kurulan partiler (Türkiye Birlik Partisi gibi), Sivas Katliamı ve sonrasında kurulan oluşum ve sivil toplum kuruluşları ile zaten Aleviler örgütlü mücadeleleriyle bir yere geldiler. Bundan hiçbir parti veya mevcut iktidar kendisine pay çıkaramaz. Aleviler kendileri için kurulan cümleleri çok iyi hatırlıyor. Bu yazı da tarihe geçecek bir ibret vesikası olacaktır.

Aksi takdirde devlette birtakım yerlere gelemezlerdi derken, şu an değişenin ne olduğunu merak ediyorum doğrusu. Buyurun önce belediyelerden bir başlayın isterseniz istatiğe tabi tutmaya.

“SİZLERDEN ALEVİ İNANCINI ANLAMANIZI BEKLEMİYORUM”

“Kürt Aleviler ana kitle tarafından makbul sayılmazlar / Alevilik Türkmenlere mahsus bir şeydir” derken ana kitle kimdir? Yazmış olduğunuz cümleler hakkında üzülerek ifade etmek isterim ki bilginiz dahi yok! Bunun karar vericisi kimdir? Ben, Sünni arkadaşlarımla da, Kürt veya Türk olmaksızın nasıl anlaşıp ortak bir dil kurabiliyorsam bunu Alevi arkadaşlarımla da yapıyorum. Genelleyerek, bir kuruluş ismi vermeden bu denli hoyrat bir biçimde nasıl yazdığınızı anlamadım doğrusu! Bir defa sizlerden Alevi inancını anlamanızı beklemiyorum ama konuyu araştırmamışsınız dahi. Sadece Kılıçdaroğlu’nu nasıl eleştirebilirim diyerek yazıp durmuşsunuz.

“ALEVİLİK IRKÇI BİR İNANÇ DEĞİL”

Buna, üzülerek belirtmek isterim ki safsata demem gerekiyor. Alevilik ırkçı bir inanç olmadığı gibi insanı insan olmaktan ötürü seven ve sahiplenen bir inançtır. Dolayısıyla bu hezeyanınız kolay çürütülecek bir şey. Bunu araştırmadan yazdığınızı varsaysak üzücü, eğer bilerek veya isteyerek yazmışsanız ve bu körlüğe inanmışsanız bu daha üzücü.

“Çifte kavrulmuş yalancı” nasıl bir tabirdir! Siz milyonları içine alıp barındıran bir inancın çocuklarına nasıl böylesi bir yaftalamada bulunuyorsunuz? Bunu geçtim, böyle bir hakkı kendinizde nasıl görüyorsunuz? Yalan söylemek ve aferin almak, sanıyorum fanteziden öteye geçemiyor!

“Kemal Kılıçdaroğlu gibiler bir bakıma toplumda bir yer elde etmek için” diyorsunuz ama yine hezeyandan öteye geçemiyor. Milyonlarca insanın oy verdiği bir partinin başında olan lider için toplumda yer elde etmek diyorsunuz, sizce yer edinmemiş gibi mi duruyor?

“SİZLERLE AYNI TOPLUMDA YER ALMAKTAN HİCAP DUYUYORUM”

Yazınızın sonunu da şaşılacak bir şey yok diye bağlamışsınız. Toplumun hassas dengeleriyle bu şekilde oynamanız, bizleri üzmeniz son derece kırıcı yazınız için bir özür elbette beklemiyorum. Bunu yapacağınıza da inanmıyorum. Olsa bile şu satırları yazdığınız için sizleri samimi bulmuyorum. Eğer bir gazetede yazı yazıyor ve fikrinizi kamuoyu ile paylaşmak istiyorsanız bahsi geçen konu neyse iyi araştırıp öyle yazmalısınız. Böyle orta yollu, ne anlattığı belli olmayan yazılar en başta size ama ötesinde tüm topluma zarar verir.

Bence yazınızda şaşılacak ve ötesinde utanılacak şey çok!

Üzülerek, sizlerle aynı toplumda yer almaktan ötürü hicap duyduğumu belirtiyor ve demokratik hakkımı kullanarak yazmış olduğunuz yazıyı protesto ediyorum.

Saygılarımla.”

PİRHA / İSTANBUL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak