Alevi Haber Ajansi

9 yaşında cemevine bağlama öğrenmeye gitti 3 yıl sonra zakir olmaya karar verdi-VİDEO

PİRHA – 8 yaşında cemevinde bağlama kursuna başlayan ilköğretim öğrencisi Barış Karabatak, 11 yaşına geldiğinde zakir olmaya karar verdi. Karabatak, “Müzik aleti öğrenmek çok güzel bir şey. İnsanın kendi inancını ve kültürünü öğrenmesi kadar güzel bir şey yok” dedi.

Zakir olmak için her hafta cem erkanlarına katılan 11 yaşındaki Barış Karabatak ile Yol hizmetindeki süreci konuştuk.

Aslen Malatya Pütürgeli olduğunu belirten Barış Karabatak, ailesinin ekonomik nedenlerden dolayı Antalya’ya göç ettiğini ifade ediyor. Antalya’da dünyaya geldiğini söyleyen Karabatak, üç kardeşten en küçükleri olduğunu da belirtiyor.

“NEFESLER SÖYLEMEK İÇİN HEVES ETTİM”

Bağlama çalmaya 3 yıl önce Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Kızıl Arık Cemevinde başlayan Barış Karabatak, “Ailede maalesef benim dışımda saz çalabilen yok, bir tek benim” diye de ekledi. Karabatak, saza başlamasına vesile olan gelişmeyi ise şu sözlerle anlattı:

Erdal Erzincan’ı ve Arif Sağ gördüğümde ‘bu insanlar bu şekilde olabiliyorlarsa ben neden olmayayım?’ dedim ve başladım. Onları örnek aldım. Ablam, arkadaşının babası dede olduğunu ve Kızıl Arık Cemevinde cem erkanı yürüttüğünü söyledi. Ablamla geldik baktık. Bağlama çalındığını gördüm ve ‘ben de çalabilirim’ dedim. O zamanlar daha saza yeni başlamıştım, heves ettim ve dedim ki ‘ben de burada olmak, bu insanlar gibi nefesler söylemek istiyorum’ dedim. Zakir olmaya karar vermeden önce cem erkanlarına katılmıyordum. Zaten benim zakirlikle ilgili kararım cemevine gittiğim zaman oldu. Cemevine  zakir olmaya karar vermeden önce hiç gitmiyordum. Aşıkların ve sadıkların nefeslerinden çok etkilendim, ‘ben de zakir olmak istiyorum’ dedim. Bu şekilde başladım.

ÖNEMLİ OLAN DUYGU”

Barış Karabatak, zakirliği ve cem erkanlarındaki duyguyu “Anlatacak bir şey değil aslında bu, yaşanacak bir şey” sözleriyle özetlerken sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

“İnsanın kendini türküye kaptırması, yani o duyguyu hissetmesi gerekiyor. Önemli olan duygu. Nefesler için yoksa ne kadar güzel çalsa da ne kadar iyi söylese de herhangi bir önemi yok. Bağlama çalmadan önce müzik dersim çok iyi değildi ama mesela şu an çalıyorum, müzik dersim hep 100. Yani sınava girsem de girmesen de 100. Ders notlarım yükseldi. Tabi bana bayağı bir fayda verdi. Saz çaldıktan sonra arkadaş çevrem de tabii ki değişti. Daha çok bağlama, gitar, keman çalan arkadaşlarım oldu.

“ERKANLARA KATILDIKTAN SONRA OLUMLU BİR DEĞİŞİM OLDU”

Barış Karabatak, Alevi inancına dair cemevinde öğrendiklerinin ailesine nasıl yansıdığını da anlattı. “Cem erkanlarında bulunduktan sonra tabii aile içinde de olumlu anlamda bir değişim oldu” diyen Karabatak, “İnsan kendi kültürünü, inancını öğrendiğinde ona yakışır bir şekilde davranıyor. Mesela daha önce bir yere girerken ‘Selamın Aleyküm’ derken şimdi kullandığım terimler değişti. Aile içinde de şöyle bir şey oldu; artık ablalarım beni buraya getirmekten yoruldular ve ‘zorla bizi Alevi yapacaksın’ tarzında şeyler diyorlardı’. Ablalarım çalışıyor ama onların da boş vakitleri olduğu zaman cemlere katılıyorlar” diye konuştu.

Yaşıtlarına ve ailelere de çağrıda bulunan Barış Karabatak, son olarak “Müzik aleti öğrenmek çok güzel bir şey ve insanın kendi inancını ve kültürünü öğrenmesi kadar güzel bir şey yok. Kendi inancını, kültürünü kendi çocuklarına öğretmek çok güzel bir şey. Yani asimilasyona uğramamak için çocuklarınızı cemevine getirin” dedi.

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak