Alevi Haber Ajansi

Okul öncesi öğretmeniydi; ’14 yıllık mesleğimden hukuksuz, keyfi bir şekilde ihraç edildim’

PİRHA-375 No’lu Kanun Hükmünde Kararname ile 1 Ağustos 2022’de mesleğinden ihraç edilen okul öncesi öğretmeni Pelin Akbaş Yeşil, 14 yıllık mesleğinden haksız, hukuksuz ve keyfi bir şekilde ihraç edildiğini belirtti. Yeşil, “Bu haksız ve hukuksuz ihraçlar ilk olmadığı gibi bu saldırılar püskürtülmezse son da olmayacaktır. Keyfi ihraçlar son bulana kadar, emeğimiz, haklarımız, geleceğimiz için bir arada olmalı, birlikte mücadele etmeliyiz” dedi.

15 Temmuz ‘darbe girişimi’ sonrası ilan edilen OHAL ve Kanun Hükmünde Kararnamelerin (KHK) sonuçları ağır oldu. 15 Temmuz 2016’da yaşanan ‘darbe girişimi’ sonrası birçok kamu kurum ve kuruluşunda yürütülen çalışmalar kapsamında 139 bin 356 kamu çalışanı hakkında idari işlem yapılarak 104 bin 771 kamu çalışanı kesin olarak ihraç edildi.

Resmi Gazete’de yayımlanmayan veya kurum internet sayfalarında duyurulmayan ihraçlar da olduğundan, toplam ihraç sayısının belirtilen rakamdan daha fazla olduğu kaydediliyor. KHK’lilerin mağduriyet listesi bilinenden çok daha uzun.

Özel okullar başta olmak üzere kapatılan kurumlarda görev yapan çok sayıda çalışan, işinden oldu. Aynı zaman diliminde ihraç olan binlerce kişinin mağduriyeti, bundan sonraki süreçte benzer acılar ve zorlukları da beraberinde getirdi. Toplumun adeta ötekisi haline getirilen KHK’liler, ne güvenceli bir iş edinebildi ne de ihraç edildiği kurumalardan haklarını aldı.

Evli ve 5 yaşındaki bir çocuk annesi 37 yaşındaki Pelin Akbaş Yeşil, 1 Ağustos 2022’de 375 No’lu KHK ile ihraç edildi.

Okul öncesi öğretmeni olan Pelin Akbaş Yeşil, 15 Temmuz 2016’dan bu yana çıkarılan KHK’ler ile yaklaşık 140 bin kamu emekçisinin ihraç edilerek açlığa terk edildiğini vurguladı ve OHAL bahanesiyle birlikte keyfi işten atmalar yaşanırken kamu emekçilerinin iş güvencesinin tamamen ortadan kalktığını söyledi.

“SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARIM YARGILANMA SÜRECİMDE DELİL OLARAK KULLANILDI”

2016 yılında Hatay’da yaklaşık 1000 kişi ile birlikte KHK hukuksuzluğuyla açığa alınanlar arasında yer aldığını ifade eden Pelin Akbaş Yeşil, “O dönemde Eğitim-Sen Hatay Şubesi’nin yürütme kurulundaydım ve Hatay Şube, tüm Türkiye’ye örnek olan bir direniş sergiledi ve hepimiz görevlerimize döndük. Eylül 2019’da Eğitim-Sen Genel Merkezi’nin, Hatay Şubesi yöneticilerinin tamamını keyfi ve asılsız suçlamalarla görevden aldığı ve yerine kayyum atadığı yöneticilerden biri de bendim. AKP iktidarı işimize, emeğimize, ekmeğimize göz dikmiş pervasızca saldırılarını sürdürürken, ilk ihracımı yıllarca iş güvencemiz, geleceğimiz, ekonomik ve demokratik haklarımız, bilimsel, parasız eğitim ve sağlık hakkımız, eşitlik ve adalet için mücadele ettiğim, emek harcadığım sendikam tarafından yaşadım. Bu ihraç daha sonra 2020 yılında ‘sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle örgüt üyeliği iddiası’ ve ‘sendikal eylemlere katılma’ yaşadığım haksız ve hukuksuz gözaltı, ev hapsi, mesleğimden ikinci kez açığa alınma, yargılama sürecinde iddianameme delil olarak eklendi” diye belirtti.

“HAKSIZ, HUKUKSUZ VE KEYFİ BİR ŞEKİLDE İHRAÇ EDİLDİM”

1 Ağustos 2022 tarihinde 14 yıllık mesleğinden haksız, hukuksuz ve keyfi bir şekilde ihraç edildiğini vurgulayan Yeşil, şunları dile getirdi:

“İhracımda bahsi geçen 375 No’lu KHK’nın geçici 35. Maddesi, bakanlıklara keyfilik tanıyan, istediğini istediği gibi bir disiplin soruşturması süreci geçirmeden ya da tamamlamadan atabilirsin rahatlığı veren bir maddeydi ve geçerliliği 31 Temmuz itibariyle sona erdi. Bu geçici maddenin geçerliliği sona ermeden hemen önce 6000 kişi kamudan hukuksuz ve keyfi bir biçimde ihraç edildi. Bugün gasp edilen sadece 14 yıllık mesleğim değildir. Gasp edilen ailemin ve benim gece gündüz çalışarak harcadığımız emeğimiz, alın terimiz ve geleceğimizdir. Bizlere KPSS’de hiç kimse soruların cevaplarını vermedi, hiç kimse atanmamız için torpil yapmadı, kendi emeğimiz ile elde ettik mesleğimizi. Bugün hala devam eden keyfi ve hukuksuz uygulamalarla mesleğimden ihraç edildim bu kararı kabullenmek mümkün değildir” dedi.

“SİVİL ÖLÜME TERK EDİYORLAR”

Haksız ve hukuksuz ihraçların ilk olmadığını ve bu saldırılar püskürtülmezse son da olmayacağını belirten Yeşil, “Bugün beni mesleğimden, öğrencilerimden, okulumdan uzaklaştıranlar, halkımıza da gözdağı vermeye çalışmıştır. Emek, demokrasi, hukuk ve adalet mücadelesi verenlerin, onların yanında olup destekleyenlerin cezalandırılma aracı olan bu ihraçlar, toplumu korkutma, yıldırma, sindirme politikasının bir parçasıdır. Haksız, hukuksuz ve keyfi ihraçlar son bulana kadar, emeğimiz, haklarımız, geleceğimiz için bir arada olmalı, birlikte mücadele etmeliyiz. İşimi, öğrencilerimi ve ekmeğimi geri istiyorum. İhraç edilirken sadece MEB’den atmıyorlar, mesleğinizi özel sektörde de yapmanıza imkan tanımıyorlar. ‘Ağaç kökü yesinler’ diyerek sivil ölüme terk ediyorlar. İhraç edilmem öncelikle büyük bir haksızlık hissi yarattı ve bu durum psikolojik etkiler yarattı. Sadece benim de değil ailem de bu süreçten etkilendi. 5 yaşındaki kızım, ‘Anne neden okula gitmiyorsun diye soruyor,’ eşim de ekonomik krizden etkilendi aylarca işsiz kaldı, ailece ekonomik olarak sıkıntılı süreç yaşadık, yaşıyoruz” diye konuştu.

Cihan BERK/PİRHA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak