Alevi Haber Ajansi

10 Ekim Gar Katliamı davasında tanık, eşi dışındaki IŞİD’lileri tanımadığını iddia etti

PİRHA- 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın firari sanıklarının yargılandığı davada avukatlar, katliamda delil karartıldığını ve etkin soruşturma yürütülmediğini söyledi. Avukatlar ayrıca katliam faillerinin etkin pişmanlıktan yararlandırılarak hiçbir ceza almadan hayatlarına devam ettiğini belirtiler. Duruşmada tanık Büşra Şahin, eşi Muhammet Zana Alkan dışındaki IŞİD’lileri tanımadığını öne sürdü. 

Ankara’da 10 Ekim 2015’te Ankara’da DİSK, KESK, TTB, TMMOB tarafından yapılması planlanan mitingin hemen öncesinde IŞİD’in gerçekleştirdiği saldırıda 100’den fazla yurttaşın yaşamını yitirmesine ilişkin 16 firari sanığın yargılanmasına Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi.

Duruşmada söz alan avukatlar, görevi ihmal, görevi kötüye kullanma ve delil karartmaların olduğu davada, katliam emrinin kimden alındığına dair tek bir soruşturma dahi olmadığına dikkat çekti.

Saat 10.30’da başlayan duruşmayı ailelerin yanı sıra HDP ve CHP’li milletvekilleri de takip etti.

“YARGILAMANIN BAĞIMSIZ YÜRÜMESİNİ TALEP EDİYORUZ”

Kimlik tespitinin ardından başlayan duruşmada mahkeme başkanı söz hakkı almadan herhangi bir kişinin konuşması durumunda salondan çıkarılıp diğer duruşmalara alınmayacağını belirtti. Davada “İnsanlığa karşı suç” yargılaması yapıldığını belirten Avukat Senem Doğanoğlu, mahkeme başkanının uyarısına tepki gösterdi.

Kimlik tespitlerinin ardından başlayan 64. duruşmada ilk olarak Av. Senem Doğanoğlu, tutuklu olan Erman Ekici’nin “İnsanlığa karşı suç” sebebiyle yargılandığını belirterek “Ailelerin itiraz etmesi durumunda salondan çıkarılacaktır” uyarısına tepki gösterdi.

Sanık Erman Ekici’nin avukatı siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin davaya katılma taleplerinin reddedilmesini istedi. Mağdur avukatlarının önceki mahkeme heyeti üzerinde baskı kurduğunu iddia eden sanık avukatı salonda konuşan olursa duruşmadan çıkarılmasını talep etti.

Tunceli Baro Başkanı Av. Kenan Çetin ise itirazlarının dosyaya geçmesini talep ederek, “Bizler yüz yüzelik ilkesini önemsiyoruz. Tanığın burada olup, yüz mimiklerini okumamız önemli. Bu nedenle itirazlarımızın dosyaya geçmesini talep ediyoruz. Yargılamanın bağımsız yürümesini talep etmekteyiz” dedi.

10 Ekim Barış Derneği Başkanı Mehtap Sakinci de geçmiş yıllarda kurdukları derneğin kapatılmasının ardından yeni bir derneğin faaliyete geçtiğini belirterek, “Bu katliam sonucunda kurulan derneğimiz faaliyetlerine devam etmektedir. Temel amaç adalettir. Derneğimiz hayatını yitirenlerin ailelerinden oluşmakta. Dernek olarak dosyaya katılma talebimiz var” diye konuştu

SANIK: AİLELER MAHKEME DÜZENİNİ BOZUYORLAR

10 Ekim Ankara Katliamı sanığı Erman Ekinci de, 10 Ekim Barış Derneği ve ailelerin duruşmaya katılma taleplerine itiraz ederek, “64 celse boyunca fiziki ve sözlü müdahalede bulundu. Mahkeme başkanı da kimseyi salondan atmadı. Duruşma düzenini bozdular. Mahkeme başkanı da baskı altında tutuluyor. Önceki celse, tanığı yönlendirdiğim iddia edilmişti. Bunu da kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı.

Taleplerin ardından 9. duruşmada ifadesi tamamlanamayan Muhammet Zana Alkan’ın eşi Büşra Şahin tanık olarak dinlendi.
Dava avukatlarından Eylem Sarıoğlu’nun beyanlarıyla sorguya geçildi. Sarıoğlu, tanık Şahin’e tabletten sanıkların fotoğraflarını gösterdi. Şahin, kendisine gösterilen kişilerden sadece eşi Alkan’ı tanıdığını diğer hiçbirini tanımadığını iddia etti. Sarıoğlu’nun “Alkan’ın çalıştığı kişileri hatırlıyor musun?” sorusuna Şahin, “Hayır Araplarla çalışıyordu. En önde savaşanların grubundaydı. Alkan’ın savaşmayı kendi talep etiğini biliyorum” dedi.
Sarıoğlu’nun “Yerleşimleri kim belirliyordu” sorusuna Şahin, “Ben eniştem ablam aynı evde oturuyorduk. Onlar nerede kalacağımızı buluyordu. Tam olarak bilmiyorum” şeklinde yanıtladı. Sarıoğlu’nun “Roj kampından hatırladığın kimse var mı?” sorusunda Şahin, “Hayır tam hatırlamıyorum. İsim olarak bilmiyordum. Biz normalde hapisteydik. PKK’nin hapsinde 9 ay kaldık” yanıtını verdi.
Sarıoğlu’nun kendisine Roj kampında bulunan olası kişilerin ismini sordu. Şahin, hiçbirini tanımadığını ya da hatırlamadığını iddia etti.

“GİZLENEN DOSYALARA 4 YIL SONRA ULAŞTIK”

Avukat İlke Işık ise “5 buçuk yıl önce yaşanan katliamın yargılamasındayız. Barış için buluşan insanların içerisinde 2 canlı bomba kendini patlattı ve biz 5 buçuk yıldır katliamın izini sürüyoruz. Dosyanın tüm sorumluları ile aydınlatılmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

Av. Işık, şöyle devam etti:

“Hiçbir olayın araştırılmadığı bir iddianame gördük. Ellerinde canlı bomba listesi vardı. Adıyaman Emniyeti biliyordu. Bombacılardan biri Yunus Emre Alagöz’dü ancak diğer bombacıyı halen tespit etmediler. 19 tutuklu sanık var ve ceza verildi. 16 sanık da firari. Aralarındaki ilişki tam olarak nedir? Diyarbakır, Antep katliamına savcılık hiç bakmadı. Yakup Şahin bombaları yapmak için amonyum nitratı nereden, nasıl almış, araştırılmamış. Aileler, ‘Yunus Emre Alagöz, çocuklarımızı IŞİD’e götürüyor” diye şikayette bulunmuş ama savcılık bunlar üzerine gitmemiş. Savcılar, geçtiğimiz yıl 9 klasörü atıp, çekip gittiler. Yakup Şahin, tonlarca gübre almak için bir adrese gidiyor. Satıcı, şüphelenerek emniyeti arayıp Şahin i şikayet ediyor. Ama Nizip Emniyeti üzerine gitmiyor. Biz bu bilgileri gizlenen dosyalarda, 4 yıl sonra ulaşıyoruz. O yüzden daha çokça taleplerde bulunacağız.”

“TUTUKLANIP TAHLİYE EDİLEN SANIKLAR VAR”

Katliam öncesinde faillere kimsenin müdahale etmediğini ve tutuklanan sanıkların dahi tahliye edildiğini hatırlatan Avukat İlke Işık, “Tek derdimiz, ülkenin en büyük katliamında gerçeğe ulaşabilecek miyiz? Ama ne yazık ki taleplerimiz cevap alamıyoruz. 9 Ekim gecesine gidelim. Antep’te çok rahat örgütlendiler. Hücre evleri var. Sınırlardan rahatça gidip gelebiliyorlar. Antep’ten Ankara ya kadar o canlı bombalar sorunsuzca gelip katliamı gerçekleştirebiliyorlar. Bu sadece 3-4 IŞİD’linin yapabileceği bir şey değil. En kötüsü hiç kimse bunlara müdahale etmemiş. Tutuklanıp tahliye edilen firari sanıklar var. Yunus Durmaz’ın öldüğü söyleniyor ama hakkında yakalama kararı var. Ülkenin en büyük katliamından bahsediyoruz. Bu insanlar trafik kazasında ölmedi. Önlemler alınmadığı için bu katliam gerçekleşti. Buraya daha fazla sanık getirmelisiniz” diye belirtti.

“FİRARİ SANIKLAR İNSANLIĞA KARŞU SUÇTAN YARGILANMALI

Av. Eylem Sarıoğlu ise soruşturmanın özensizce yürütüldüğünü ifade etti. Sarıoğlu, “Gidip Antep’ten aldığımız raporları aldığımızda sanıkların aslında ne kadar tehlikeli olduklarını ve yeni katliamlar gerçekleştirebilme potansiyellerinin olduğunu gördük. Katliam emrinin kimden alındığına dair soruşturmada tek bir araştırma yok. Sanıkların pozisyonlarının ortaya konulması gerekir. IŞİD kamplarında olduklarına dair birçok isim elimizde mevcut. Yunus Durmaz gibi Ahmet Güneş de bir süre takip ediliyor. Telefon görüşmeleri de mevcut. Dini eğitimler verip IŞİD politikası yapıyor. Bu firari sanıkların hepsi insanlığa karşı suçtan yargılanmalı” diye vurguladı.

Canlı bomba olma ihtimali olan ve üzerine ödül konarak aranan isimler üzerinde de duran Av. Eylem Sarıoğlu, şöyle devam etti:

“Canlı bomba olarak aranan 2 kadın isim şu an evlerinde oturmaktalar. Hiçbir ceza da almadılar. O insanlar basit isimler değildi. Etkin pişmanlıktan yararlanıp hiçbir şey olmamış gibi devam ediyorlar. Bunlar çok tehlikeli insanlar dedik. Kadınların dinlenmesi IŞİD’lilerin ortaya çıkması konusunda zaruridir diyoruz. Daha etkili bir arama mekanizması istiyoruz.”

PİRHA/ANKARA

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak